Öte yandan; bakılmakta olan dava 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmış olup, İdare Mahkemesince 35.472,10 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen maddi tazminat için hesaplanan 4.151,93 TL ile manevi tazminat için hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat için hesaplanan 1.743,34 TL ile manevi tazminat için hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine Dairemiz tarafından davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile anılan Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin bölümünün onanmasına, davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan Mahkeme kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin bölümünün, maddi tazminat istemine ilişkin bölümü ile manevi tazminat isteminin...
Haksız rekabetin varlığı halinde maddi tazminatın yanında manevi tazminata hükmedilebilmesi için TBK 58. maddesinde ön görülen şartların da gerçekleşmesi gerekir. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. Haksız rekabet nedeni ile manevi tazminata hükmedilebilmesi için haksız rekabet teşkil eden davranışın aynı zamanda kişilik haklarını ihlal eder nitelikte de olması gerekmektedir....
Yukarıdaki ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava dilekçesinde ceza dosyasına dayanılarak davalıların eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince hangi eylemler nedeniyle hangi davalıdan ne miktarda manevi tazminat talep edildiği hususu açıklatılmadan tüm eylemler için tek manevi tazminat belirlenerek karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, öncelikle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/120 Esas, 2013/547 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi kapsamında davacının manevi zararının hangi eylemler için ne kadar miktar talep edildiğinin de açıklattırılıp, bu kapsamda her bir haksız eylem için manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak ve şartların oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde, her eylem için maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir....
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazmina hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.---------üzerinden celp edilip incelenmiştir....
Davalı Rizvan ve T4 vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kırmızı ışıkta geçtiğini, kusurlu olanın davacı olduğunu, tedavi giderlerinin davacının sigortasından karşılandığını, manevi tazmina talebinin fahiş olduğunu, davacının gelirinin fazla beyan edildiğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı Doğa Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5684 sayılı kanun kapsamında sigorta şirketine başvurusunun dava şartı olduğunu, başvuru yapılmadığını, teminat miktarının 310.000,00 TL olduğunu, gerçek zararın tespit ettirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kusur durumunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; Davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir....
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olayda; tarafların sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliklerine uygun ve davacıda manevi huzuru gerçekleştirecek mahiyette olduğu kanaatine varılmıştır....
yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, toplam 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı T7'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı kadının maddi ve manevi tazminatın miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesine gelince; Tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri ile tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, tarafların yaşları, evliliğin süresi, beklenen menfaatlerin kapsamı, manevi tazminata esas olan fiilin ağırlığı, günün ekonomik koşulları, kadının zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, davacı kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğu anlaşıldığından, davacı kadının bu hususlara yönelik istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1- b-2. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tazminatlara ilişkin 3.bendi ile 5.bendinin kaldırılmasına, davacı kadın lehine daha uygun miktarda maddi ve manevi tazmina takdir edilmesine karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır....
Açıklanan nedenlerle davanın Genel Tebliğe ilişkin kısmının reddine, dava konusu işlemin iptaline ve nöbet tazminatının, idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süreye ilişkin kısmının, başvuru tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, nöbet tazmina tı ödenmesi isteminin fazlaya ilişkin kısmının süre aşımı sebebiyle reddine karar verildi....