Bu durumda ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik şikayetin reddine ilişkin karar kesinleşmediğinden temerrüt olgusunun gerçekleştiği veya gerçekleşmediği söylenemez, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temerrüdün başlangıç tarihinin, dava dilekçesinin tebliğ tarihi olan 04.04.2017 olduğuna ilişkin kabulü de doğru değildir. Bu durumda davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürerek usulsüz tebliğ tarihinin düzeltilmesini istediğine göre, Mahkemece şikayete ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, şikayet dosyasının kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesi doğru olmadığından, istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Kat 2 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin satışı talep edildiğini, 07/01/2020 tarihinde yapılan ihale ile mevcut taşınmazların satıldığını, ihale sürecine gelene kadarki yapılması gereken ihtarlar, tebligatlar ilanların usulüne uygun olarak yapılmadığını, müvekkiline gönderilen İİK Mad. 103 gereğince çıkarılmış olan davet kağıdının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkili T1 tebliğe çıkartılan 103 davetiyesi 16/10/2017 tarihinde Tuğba Adatepe isminde bir çalışana tebliğ edildiğini ve tebligatın T.K.nun 17 ile 20 ve yönetmeliğin 26 ve 29. maddelerine göre usulsüz olduğunu, tarafına tebliğe çıkarılan kıymet takdiri raporu'nun 14/03/2019 tarihinde H. Erdem Yurtaslan'a tebliğ edildiğini, müvekkili T1 tebliğe çıkartılan ve yapılan ihaleye dayanak olan kıymet takdiri raporunun 15/03/2019 tarihinde Dilek Başbölük'e tebliğ edildiğinin tebliğ mazbatasında yazdığını, müvekkili T1 tebligatın yapıldığı Isparta adresinde oturmadığını, Yalı Mah. 173 Sok....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet eden 3. kişi, kendisine gönderilen İİK.nun 89/1 haciz ihbarnamesine ilişkin tebligat ile diğer tebligatların usulsüz olduğunu bu nedenle, 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 13.05.2013 olarak tespiti ile hacizlerin fekkini talep etmiş, mahkemece, haciz ihbarnamelerinin tebliğ işlemi yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar vermiştir. 7201 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca...
İlk derece mahkemesince; usulsüz tebligat şikayetinin reddine, icra memur muamelesinin şikayet yolu ile kaldırılması talebinin reddine, gecikmiş itiraz talebinin reddine, dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı; davacı vekili yasal süresi içerisinde istinaf talebinde bulunmuş, gerekli harçlar yasal süresinde yatırılmıştır....
No:2 İçkapı no:7 Merkez Çanakkale” adresine yapıldığı ve muhtarlığa usulsüz olarak 05.03.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın Tebligat Kanunundaki usulü şartlara uygun olmadığını, ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak 30.07.2021 tarihinin tespitine karar verilmesini ayrıca ödeme emrinde alacağa ilişkin bilgilerinde ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiğini, ödeme emrinin bu şartları da taşımadığını bu nedenlerle usulsüz ödeme emrine ilişkin tebligat nedeniyle ödeme emri tebliğ tarihinin 31.07.2021 olarak tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi amacıyla icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Ancak yapılan tebliğe ilişkin mazbatada mernis ibaresi konularak tebligat evrakı muhtar imzasına tebliğ edilmiş ise de, Tebligat Kanununun 21/2 maddesinde belirtilen tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatta söz konusu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılması yasal zorunluluk olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden tebligat yapıldığından anılan tebliğ işleminin bu hali ile, Tebligat Kanununun 21/2. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin16/2. Maddesine açıkça aykırı ve usulsüz olduğu aşikardır....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip borçlusu olmaması nedeni ile tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, TK. 32 maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu, usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs davacı tarafından ileri sürülemeyeceği, şikayetçi haczinin 18.09.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olup, şikayetçi, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür....
Boşanma davasının reddine ilişkin karar davacı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay’ca 18.05.2004 tarihinde onanmıştır. Yargıtay onama ilamı davacıya Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Davacıya yapılan bu tebligat “ muhatabın adreste bulunmama sebebi” tebliğ mazbatasında tevsik edilmediğinden usulsüzdür. Ancak, davacı usulsüz tebliğe muttali olduğunu bildirdiğine göre, tebliğ muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur. ( Teb.K. md.32) Davacı asil, bu tebligatı kabul ettiğine ve tebliğe muttali olduğunu bildirdiğine göre artık tebligatın vekiline yapılmadığı için usulsüz sayılması doğru bulunmamıştır.O halde, yerel mahkemece verilen ek karar usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir....
Dava ve takip dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, sadece müvekkiline 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğinin usulsüz olduğu iddia edilerek 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 09/11/2021 olarak düzeltilmesinin talep edildiği, ancak aynı icra dosyasında davacı şirkete 89/2 haciz ihbarnamesinin de tebliğe çıkartıldığı ve 02/11/2021 tarihinde TK'nun 21/1 maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış olup, yapılan 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddia edilmediğinden, davacı tarafın en geç bu tarihte şikayet konusu yaptığı 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğinden haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, buna göre şikayetin 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi olan 02/11/2021 tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılması gerektiği, şikayetin son gününün resmi tatil gününe de denk gelmediği, bu yasal süre geçirildikten sonra 10/11/2021 tarihinde şikayetin yapıldığı anlaşılmakla, şikayetin hak düşürücü süreden...
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2011/270061 MAHKEMESİ : Gölpazarı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 12/05/2011 NUMARASI : 2010/10 Esas, 2011/75 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Bilecik İcra Müdürlüğünce tebliğe çıkarılan yenileme talebinin posta dağıtım memuru olan sanık tarafından borçlunun oğlu M. B.'ya tebliğ edildiği, icra müdürlüğünce tebligat üzerinde bu kişinin reşit ve tebligatı almaya ehil olduğunun yazılmaması nedeniyle usulsüz olduğu gerekçesiyle borçluya yeniden tebligat çıkartıldığı ve sanığın bu şekilde icra takibinin sürüncemede kalmasına ve katılanların mağduriyetine neden olmak suretiyle görevini kötüye kullandığının iddia edildiği; Yargıtay Yüksek 12....