İcra Müdürlüğü`nün 30.10.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, Usulsüz tebligat nedeniyle Ödeme emrinin tebliğine ilişkin tarihin ıttıla tarihi olan 27.10.2020 olarak düzeltilmesine, yasal süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, Borçlunun istemi tebligat usulsüzlüğü şikayeti olmakla, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Somut olayda; borçlu vekili örnek 7 ödeme emrinden borçlunun 27/10/2020 tarihnde haberdar olduğunu belirtmiş olup, yasal yedi günlük süreden sonra 25/11/2020'de icra mahkemesine başvurduğuna göre mahkemece tebligat usulsüzlüğü şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, HMK.355 mad....
İlk derece mahkemesi tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; "...İİK'nın 82. maddesinin birinci fıkrasının 4. bendi gereğince haczedilmezlik şikayeti, aynı kanun'un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabi olup meskeniyet haczedilmezlik şikayetinde süresiz şikayet söz konusu değildir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başladığı görülmektedir.....Somut olayda; davacı borçluya taşınır (traktör) ve taşınmazların haczini bildirir 103 davet kağıdı 21/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu halde davacının taşınır ve taşınmazlar üzerindeki hacizden 103 davet kağıdının tebliği ile haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacının bu suretle 21/08/2020 tarihinde taşınır ve taşınmazlardaki hacizden haberdar olduğu, haczedilmezlik şikayetini mahkememize yasal 7 günlük süre geçtikten sonra 11/03/2021 tarihinde yaptığı..." gerekçesi ile "davacının haczedilmezlik şikayetinin süresi içerisinde açılmadığından reddine" karar verilmiştir....
itiraz ve haczedilmezlik şikayetinin süre aşımından reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Haczedilmezlik şikayeti, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Bu nedenle inceleme yapılırken aynı Kanunun 18. maddesi hükümlerinin gözönüne alınması gerekir. Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile şikayet reddedilmeyip doğru hasma şikayet dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir. Buna göre haczedilmezlik şikayetinde yasal hasım alacaklı olduğundan karşı taraf olarak alacaklının gösterilmesi zorunludur. Somut olayda şikayete konu Konya 7....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Haczedilmezlik şikayeti, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Bu nedenle inceleme yapılırken aynı Kanunun 18. maddesi hükümlerinin gözönüne alınması gerekir. Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile şikayet reddedilmeyip doğru hasma şikayet dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir. Buna göre haczedilmezlik şikayetinde yasal hasım alacaklı olduğundan karşı taraf olarak alacaklının gösterilmesi zorunludur. Somut olayda şikayete konu Konya 7. İcra Müdürlüğü' nün 2014/ 3941 E....
İİK'nın 82/1- 12. maddesi gereğince meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanunun 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tâbidir. Şikayet konusu haciz işlemi, şikayette bulunana tebliğ edilmiş ise süre tebliğ tarihinden, eğer haciz işlemi tebliğ edilmemişse haciz işleminin öğrenilmesinden itibaren başlar. Bu tarihin aksi ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....
Yine davalı vekili tarafından banka haciz taleplerinin ve talep sonucunda gerçekleştirilen işlemin hukuka uygun olduğunu ancak; icra müdürlüğünün işlenen hacizlerin kaldırmasını hakkaniyete aykırı olduğu, şikayet hakkının alacaklı olarak kendilerinde olduğu beyan edilmiş ise de bu husus davalı alacaklının icra memuru tarafından haciz kaldırma işlemine ilişkin ayrı bir şikayetine konu olabileceği, bu aşamada haczedilmezlik şikayeti ile ilgisi bulunmadığından anılan istinaf sebebi yerinde değildir....
Davacı, haczedilmezlik şikayetinin kabulü nedeniyle, emekli maaşından yapılan haksız kesintilerin geri ödenmesi için icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğinden haksız itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, haczedilmezlik şikayetinin yapıldığı tarihe kadarki kesintilere zımnen icazet verildiği gerekçesiyle, şikayet tarihinden sonraki kesinti miktarı yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davacının SGK'dan almış olduğu emekli maaşından 25/05/2009 ile 20/07/2011 tarihleri arasında kesinti yapıldığı, davacının haczedilmezlik şikayet tarihi olan 23/03/2010 ile 20/07/2011 arasındaki kesinti miktarı 3.202,70 TL olduğu ancak, haczedilmezlik şikayetinin İcra Hukuk Mahkemesince kabul edildiği tarih olan 12/05/2011 tarihinden sonra SGK tarafından icra dosyasına gönderilen toplam 432,00 TL'nin İcra Dairesince SGK'ya iade edildiği anlaşılmaktadır....
Şikayet tarihinden sonra, daha önce konulan haciz sonucu borcun ödenmesi nedeniyle haczin kaldırılması, haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle, mahkemece, haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda mahkemece deliller değerlendirmeden yargılama işlemlerinin eksik bırakıldığı kanaatine varıldığından, HMK'nun 353- (1) a) 6) maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 8....
H.G.K.nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. ./.. -2- Somut olayda, satış ilanı tebligat mazbatasında, tebliğ işleminin “muhatap geçici olarak çarşıya gittiğini, muhatapla birlikte çalıştığını beyan eden ehil ve reşit işçisi ... imzasına tebliğ edildi” şerhiyle yapıldığı, tebligatın, şeklen usule uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, mahkemece, tebligat tarihinde reşit olmadığı ve öğrenci belgesine göre öğrenci olduğu gerekçesiyle ...’e yapılan tebligatın usulsüz olduğuna karar verildiği görülmüştür. Tebligat Kanununun 22. maddesi doğrultusunda, borçlu adına kendisine tebligat yapılan kişinin 18 yaşından küçük olması, mutlaka tebliğ işleminin usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Öte yandan, şikayetçi borçlu, şikayet dilekçesinde ...’in çalışanı olmadığını da iddia etmiştir....