İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İcra Müdürlüğü işleminin şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne ve takip dosyasında 28.12.2020 tarihli icra memur muamelesinin iptali ile borçlu adına kayıtlı taşınmazlara konulan hacizlerin kaldırılmasına ve bakiye borç muhtırasının iptaline karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde; Mersin 4....
İcra Dairesinden alınan 21/02/2020 tarihli dosya hesabında toplam borcun 1.087.274.52 TL olarak belirtildiği ve dosya borcunun tamamı kapatıldığından bakiye hesaplamasının taraflarınca kabul edilmediğini, faizin kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı olarak belirleneceği düşünülse dahi yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, nitekim İcra Müdürlüğünden alınan 02/03/2020 tarihinde gönderilen hesap özetinde dahi bakiye borç 39.831,82 TL olarak belirlenmiş iken yapılan 49.084,32 TL'lik hesaplamanın hükme esas alındığını, muhtıranın tamamının iptaline karar verilmesi gerekirken kısmen devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Uyuşmazlık; ilamlı takipte bakiye borç muhtırasının iptaline ilişkindir. Takip dosyası incelendiğinde; alacaklı Hanife Erdoğan ve diğerleri vekilleri aracılığı ile borçlu T1 aleyhine Ankara 19....
Mahkeme kararına istinaden borç depo edildiği andan itibaren alacaklı tarafından tahsil edilebilecek hale gelmiştir. Bu durumda alacağın depo edilmesi ödeme yerine geçtiği kabul edilerek bakiye borç bulunup bulunmadığı denetlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
24/08/2017 tarihli bakiye borç muhtırasının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, takibe konu ilamda borçluların müteselsil sorumluluğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı halde, icra emrinde, her bir borçludan alacağın tamamının istenmesinin ilama aykırı olduğunu, ayrıca, müvekkili Vakfın dayanak ilamda belirtilen borçlulardan ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, bu nedenle müvekkili Vakfa dosya borçlusu sıfatı ile borç muhtırası gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen borç muhtırasının ve icra emrinin iptalini talep etmiş, Mahkemece, şikayetin...
Karar sayılı kararı takip dosyasına ibraz ederek 31.05.2016 tarihinde ek takip talebinde bulunduğunu ve manevi tazminat alacağı için icra emri hazırlanmaksızın 01.07.2019 tarihli Bakiye Borç Muhtırasının müvekkili Kuruma tebliğe çıkarıldığını, bozma sonrası verilen ilama göre yeni bir icra emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken ve manevi tazminat alacağına yönelik icra emri gönderilmeden muhtıra gönderilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyanla İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2019/8979 E.sayılı icra takibinde icra emri tebliğ edilmeden, gönderilen bakiye borç muhtırasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminata ilişkin olduğunu, kesinleşmeden takibe devam edilemeyeceğini ileri sürerek takibin durdurulmasını ve bakiye borç muhtırasının iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin durdurulmasına ve bakiye borç muhtırasının iptaline karar verildiği, alacaklıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddedildiği görülmektedir. 19.06.2021 tarihli ve 31516 Sayılı Resmi...
Davacı-borçlu icra hukuk mahkemesine başvurusunda şikayete konu icra emrinde ve bakiye borç muhtırasında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2015/10554 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları ödemelerin düşülmediğini ileri sürerek takibin ve borç muhtırasının iptali isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece takip tarihi itibariyle talep edilebilecek asıl alacak ve faiz alacağı konusunda hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporunda, talep edilebilecek asıl alacak ve işlemiş faiz tutarlarının belirlendiği ve mahkemece usul ve yasaya uygun olan, denetlemeye elverişli dosya kapsamına uyumlu, hükme esas alınmaya esas bilirkişi raporu doğrultusunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır....
İcra Müdürlüğü’nün 2019/678 E.sayılı icra dosyasında aleyhine gönderilen 11.03.2020 tebliğ tarihli borç muhtırasının, şikayete konu takip dosyasının tarafı olmadıkları gerekçesiyle iptalini talep ettiği, mahkemece; şikayetin kısmen kabulü ile bakiye borç muhtırasının iptaline, icra emri ve takibinin iptali talebinin reddine karar verildiği; şikayetçinin ve alacaklıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, alacaklıların ve şikayetçinin anılan temyiz başvurusunda bulunduğu görülmektedir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 20.maddesinin 3. Fıkrasına göre; ‘.....
Vergi mahkemesi'nin ilamına dayanılarak bakiye asıl alacak ve ferilerinin tahsili için 29/12/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu davacıya 31/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğüne başvurularak takibe konu borcun 220.782,72 TL'lik kısmının 31/12/2020 tarihinde ödendiğinden bahisle ödemenin dosyaya işlenerek borçluya bakiye borç muhtırası gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce dosya hesabı yapıldığı, vekalet ücretinin toplam alacak üzerinden 25.189,10 TL olarak hesaplandığı ve borçluya 43,748,62 TL alacak için bakiye borç muhtırası gönderildiği görülmüştür. Dava İİK'nun 16. maddesi uyarınca memur muamelesini şikayete ilişkindir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin icra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerinde ücret başlıklı 11. maddesinin 4. fıkrasında " borçlu ödeme süresi içinde borcunu öderse bu tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir....