Ancak Dairemiz görevine giren genel muvazaaya dayalı hüküm ve kararlar, muvazaanın tarafı olmayan ve işlemden dolayı zarar gördüğünü ileri süren kişinin (alacaklı olduğunu iddia eden), muvazaalı işlemin taraflarına karşı işlemin iptali istemiyle açtığı davalarda verilen hüküm ve kararlardır. Bu nedenle uyuşmazlığın istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 2. Hukuk Dairesine ait bulunduğu anlaşılmakla, dava dosyasının görevli daireye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Dosyanın istinaf incelemesi için görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/01/2021 Nuray OĞUZER *Kamil ASLI Sıdıka AYDIN GÜNÜÇ M....
Ticaret Mahkemesinin 2015/602 Esas sayılı dosyasından tazminat davası açıldığını, dava konusu 2073 parsel nolu taşınmazı mal kaçırma amacı ile 12.05.2015 tarihinde Davalı ...’e onun da 11.06.2015 tarihinde davalı ...’a sattığını belirterek yapılan şatışların BK’nun 19. maddesi gereğince iptali ile İİK’nun 283. maddesinin kıyasen uygulanarak haciz ve satış isteme yetkisi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava işci ve işveren arasındaki güven ilişkisi ile sadakat yükümlülüğüne aykırılık nedeni ile davalı işverenin zararına ilişkin olarak terditli açılmış tazminat ve tapu iptali ve tescil davası olduğu, davanın 5521 sayılı Yasa gereğince İş Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın reddi ile dosyanın görevli İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK’nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. HMK'nin 33. maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır....
G E R E K Ç E Uyuşmazlık, TBK.'nun 19. maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali isteğine ilişkindir. Davacı banka vekili, davalılardan T3'dan alacaklı olmalarına rağmen borcun ödenmediği gibi, davalının taşınmazını diğer davalıya muvazaalı şekilde devrettiğini iddia ederek muvazaalı satışın iptalini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kesin süre içerisinde takibin kesinleştirilmediği ve aciz belgesinin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Bir dava öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HMK 33 md)....
nın 19. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan taşınır niteliğindeki traktör satışının iptaline yönelik olduğu, inceleme görevinin Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin Bölge Adliye Mahkemelerinin iş bölümüne ilişkin 02/06/2021 tarih ve 431 sayılı kararının 4. Hukuk Dairesi işbölümünün 1. Maddesinde yer alan "TBK'nın 19.maddesi gereğince muvazaa iddiasına ilişkin davalar sonucu verilen hüküm ve kararlar" ibaresi gereğince 4. Hukuk Dairesine ait olduğu, Dairemize ait olmadığı anlaşılmakla Aidiyet (Gönderme) kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi....
Hâl böyle olunca, davanın konusunu oluşturan şirket hisselerinin devri yönünden TBK'nın 19. maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, sadece muris muvazaası kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacıların değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri gereğince, gerek İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında, gerekse BK’nın 18. maddesine (TBK m.19) dayalı muvazaalı işlemin iptali davalarında, davanın görülebilmesi için iptali istenilen işlemin borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olmasının gerekmesine ve bu koşulun somut olayda bulunmadığının anlaşılmış bulunmasına göre dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle...
tarafından muvazaalı olarak ... aleyhine yapılan satışın iptali ile istemi ile mahkemenin 2009/71 Esasına kayıtlı olan ayrı bir dava açılmıştır.Her iki dava mahkemece önce 2009/66 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiş ardından Tapu iptali ve tescil davası tefrik edilerek mahkemenin 2013/39 esasına kaydedilmiş, muvazaalı satış işlemi ile ilgili dava ise 2009/66 Esas sayılı dosyasından yargılaya devam olunmuş ve muvaazalı satış ispatlanmadığından bahisle red edilmiş ve hüküm, davacılar ..., ... ve ... mirascıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İnceleme konusu dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 1-...,..., ..., ..., ... ve ...'...
Davacı vekili tarafından sunulan 18.11.2021 tarihli talep sonucunun açıklama dilekçesinde dava konusu talebin "TBK 19 maddesi uyarınca muvazaalı satışın tespiti ile Gümüşhane İcra Müdürlüğü 2020/572E. Sayılı icra dosyasının asıl alacak ve ferileri yönünden İİK 281/1 maddesinin kıyasen uygulanarak haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine" ilişkin olduğu beyan edilmiştir....
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. .Mahkemece, davanın İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali olduğu, bu davanın görülebilmesi için gerekli borçlu hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir takibin olmadığı gibi BK’nun 19.maddesi için de yine bir alacağının olması gerektiğinden bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK’nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden doğru bulup uygulamakla sorumludur....
ın maaşına haciz konulduğu hususlarının tespit ediliği, ... 11 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibinin TBK 19 maddesi uyarınca muvazaalı bir takip olduğu, davacı alacağının tahsilini imkansızlaştırmak amacıyla muzavaalı bir alacağa dayalı muvazaalı bir takip başlatıldığı belirtilerek, bu muvazaanın tespiti, muvazaalı takibin iptali, muvazaa nedeniyle oluşan zararın tespiti ile davalılardan tahsili talep edilmiştir. Buna göre davacı talebi, davalı şirketin davalıdan alacaklı bulunmadığını, bu alacağı oluşturduğu iddia edilen tasarrufun ve bu alacağa dayalı başlatılan icra takibinin TBK'nun 19 maddesi kapsamında muvazaalı olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde; davanın konusu itibariyle mutlak ticari dava olmadığı açıktır....