Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Şöyleki, 1- İİK nun 277 ve devamı maddelerindeki koşulları taşımayan hukuki işlemlerin (tasarrufların)iptali davalarında dairemizin sayın çoğunluğunun yasal dayanak olarak kabul ettiği B.K nun 18. maddesi, tüm muvazaalı işlemlerde uygulanan genel ve işlemlerin yorumlanması ile ilgili bir madde olup, tek başına bu davaların yasal dayanağını oluşturmaz. Yargıtay ... Hukuk dairemizin sayın çoğunluğu dahi, B.K nun 18. maddesine dayanılarak hukuki işlemlerin (tasarrufların) iptaline ilişkin kararlarda İİK nun 283. maddesine uygun hüküm kurulmasını aramaktadır. Bu uygulama dahi, B.K nun 18.maddesinin açılan hukuki işlemlerin (tasarrufların) iptali davalarının tek başına yeterli ve yasal dayanağı olmadığını göstermektedir. Ayrıca, hukuki işlemlerin (tasarrufların)iptali ile ilgili taleplerde İİK nun 277-282. maddelerinde düzenlenen ön koşullar açılan davalarda aranmazken İİK nun 283. maddesine uygun hüküm kurulmasını aramak kanaatimizce çelişkidir....

    Şöyleki, 1- İİK nun 277 ve devamı maddelerindeki koşulları taşımayan hukuki işlemlerin (tasarrufların)iptali davalarında dairemizin sayın çoğunluğunun yasal dayanak olarak kabul ettiği B.K nun 18. maddesi, tüm muvazaalı işlemlerde uygulanan genel ve işlemlerin yorumlanması ile ilgili bir madde olup, tek başına bu davaların yasal dayanağını oluşturmaz. Yargıtay 4. Hukuk dairemizin sayın çoğunluğu dahi, B.K nun 18. maddesine dayanılarak hukuki işlemlerin (tasarrufların) iptaline ilişkin kararlarda İİK nun 283. maddesine uygun hüküm kurulmasını aramaktadır. Bu uygulama dahi, B.K nun 18.maddesinin açılan hukuki işlemlerin (tasarrufların) iptali davalarının tek başına yeterli ve yasal dayanağı olmadığını göstermektedir. Ayrıca, hukuki işlemlerin (tasarrufların)iptali ile ilgili taleplerde İİK nun 277-282. maddelerinde düzenlenen ön koşullar açılan davalarda aranmazken İİK nun 283. maddesine uygun hüküm kurulmasını aramak kanaatimizce çelişkidir....

      Somut olayda, menfi tespit davası içerisinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup davacının talebi İİK 72/2 maddesinden kaynaklanmaktadır. İİK 72/2 maddesine göre; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalının vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu alacağın %15'i teminat karşılığında usulsüzlük yapıldığı iddia olunan hesaplarla ilgili olarak davalı bankanın icra takibi başlatmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

        Somut olayda, menfi tespit davası içerisinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup davacının talebi İİK 72/2 maddesinden kaynaklanmaktadır. İİK 72/2 maddesine göre; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalının vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu alacağın %15'i teminat karşılığında usulsüzlük yapıldığı iddia olunan hesaplarla ilgili olarak davalı bankanın icra takibi başlatmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

        Somut olayda, menfi tespit davası içerisinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup davacının talebi İİK 72/2 maddesinden kaynaklanmaktadır. İİK 72/2 maddesine göre; icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'den aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalının vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu alacağın %15'i teminat karşılığında usulsüzlük yapıldığı iddia olunan hesaplarla ilgili olarak davalı bankanın icra takibi başlatmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

        e karşı açılan davanın kabulü ile ...bank .... Şubesine ait 31/09/2018 vade tarihli, .... seri numaralı 32.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davacının bu davalıya karşı menfi tespit isteminin kabulüne,menfi tespiti istenilen her iki çek aslına da ulaşılamadığı böylelikle imza incelemesi yapılamadığı anlaşılmakla diğer davalılara karşı açılan davanın 32.000,00 TL lik ve de 37.500,00 TL çekler yönünden ispatlanamadığından reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 2-Davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile ... bank ......

          Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, adi iflas yoluyla yapılan takip üzerine İİK 155. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan iflas davasıdır. Uyuşmazlık, İİK. 155, İİK. 173 ve devamı maddeleri kapsamında davalı yönünden iflas koşullarının oluşup oluşmadığı, dava şartlarının eksiksiz olup olmadığına ilişkindir. İİK 173.maddesinde, iflas yoluyla yapılan takipte ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi halinde alacaklının takip borçlusunun iflasını isteyebileceği belirtilmiştir ve İİK 158.maddesinde de, iflas takibinin kesinleşmesi halinde açılan iflas davasında İİK 166/2. maddesindeki usulle ilanların yapılacağı açıklanmıştır. Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu nedenle bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır....

            Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 esas, 2016/6425 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir." İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır....

              Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/07/2021 tarih ve 2020/334 Esas 2021/234 Karar sayılı kararı ile; "... davanın, İİK'nın 277 ve devamı maddelerinden kaynaklı tasarrufun iptali davası olduğu, şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği ve masrafın davacı tarafından karşılanması yönünde hüküm kurulduğu, ancak davacının masrafı yatırmadığı, iddia dışında ispata yönelik delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine" istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir....

              İflas davasında yetkili mahkeme, İİK 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkin ve kesin olup dava şartıdır. Davalı şirketin muamele merkezi Şişli/İstanbul olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmış, davacı tarafından İİK'nun 160.maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmış, İİK 177/son maddesi göndermesi ile İİK 178/2 ve İİK 166.maddesi uyarınca yasal ilanlar yapılmış, davaya müdahale ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve tazminat alacaklarının tahsili istemiyle davacı şirket tarafından, davalı şirket ve Ömer Faruk Aksakallı hakkında açılan dava neticesinde, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/437 E. 2019/1552 K. sayılı 26/12/2019 tarihli kararı ile davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne toplam 996.908,33 TL'nin davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. İstanbul 33....

              UYAP Entegrasyonu