WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Buna göre hesaplama yapıldığında 2014 yılında İcra Mahkemeleri’nce istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.440,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır. İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda; temyiz konusu mahcuzların değeri, kesinlik sınırı olan 5.440,00 TL'sının altındadır....

    Vekilince istihkak iddiasında bulunulması üzerine müdürlükçe takip dosyasının İİK'nun 97. Maddesine göre takibin devamı veya taliki konusunda karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderildiğini, Adana 2....

    Mahkemece, takibin devamına ve üçüncü kişinin kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmakta muhtariyetine ilişkin 2014/127 değişik iş sayılı mahkeme kararının davacıya tebliğ tarihinin 04 Temmuz 2014 olduğu gerekçesi ile 18/07/2014 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 96.maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir....

      HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/1834 KARAR NO : 2018/1559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : YALOVA İCRA HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2018 NUMARASI : 2018/276 ESAS 2018/409 KARAR DAVA KONUSU : İstihkak İddiası Nedeniyle Takibin Taliki Veya Devamı(İ.İ.K. 97) KARAR : Yukarıdaki mahal esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya mündericatında tüm bilgi ve belgeler okunup tetkik edildikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonunda duruşma açılmasına gerek görülmeksizin gereği görüşülüp düşünüldü. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İlk Derece Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın borçlunun mevduat hesabı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

      İCRA HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2019 NUMARASI : 2018/425 ESAS 2019/113 KARAR DAVA KONUSU : İstihkak İddiası Nedeniyle Takibin Taliki Veya Devamı(İ.İ.K. KARAR : Yukarıdaki esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler okunup, tetkik edilip heyetçe yapılan müzakerede, 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355 maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı incelenerek  aynı kanunun 353 maddesi gereğince  duruşma yapılmaksızın yapılan inceleme sonunda gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya 3....

      yokluğu nedeniyle reddine" karar verildiği görülmüştür....

      Mahkemece; davacı 3.kişi tarafından hacizden ve satıştan haberdar olunarak ihalenin feshi davası açılmasına karşın, istihkak davasının yasal yedi günlük süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mahcuzlar 02.3.2009 tarihinde borçlu adresinde haczedilmiş, 17.6.2009 tarihinde de muhafaza işlemi için aynı adrese gidilmiştir. Borçlu şirket yetkilisi icra müdürlüğüne verdiği 25.6.2009 tarihli dilekçe ile davacı 3.kişi yararına (İİK.nun 96/1.maddesi) istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili 3.kişi yararına yapılan istihkak iddiasına karşı çıkmıştır. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir.Bu durumda, icra müdürlüğünce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir....

        Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İİK.nun 96 vd. maddesine göre istihkak iddiası borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3.kişi tarafından bizzat kendi lehine yada İİK.nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kişiler, diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK.nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürünün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir....

          İcra ve İflas Kanunu bu şekilde istihkak iddiasında bulunma hakkını (yetkisini) yalnızca borçlu ve/veya üçüncü kişiye tanımıştır. Dolayısıyla, borçlu ve/veya üçüncü kişi dışındaki başka kişiler istihkak iddiasında bulunma hak ve yetkisine sahip değildir. Diğer bir ifade ile istihkak iddiası, ya borçlu tarafından üçüncü kişi lehine ya da üçüncü kişi tarafından kendi lehine ileri sürülebilir. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Dava istihkak davası niteliğinde olmayıp memur muamelesini şikayet mahiyetindedir....

          Mahkemece, ... kayıtlarına göre davacı 3.kişinin borçlunun sigortalı işçisi iken 21.11.2011 tarihli haciz sırasında işyerini borçludan devir aldığını beyan ettiği, şirket çalışanının bu devir için gerekli ekonomik gücü bulunamayacağı, işyeri devrinin danışıklı olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve davacı 3.kişinin borcun doğumundan sonra işyerini devir alması danışıklı olmakla birlikte BK'nun 179 (YBK'nun 202) maddesine göre de işyerini devir alan davacının sorumluuğu bulunduğundan aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.İİK'nun 97/13.maddesi gereğince davanın reddi halinde alacaklı yararına tazminat takdir edilmesi için teminat karşılığı takibin taliki kararı verilmesi gerekmektedir....

            UYAP Entegrasyonu