Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, kat mülkiyetli anataşınmazda davalıların ortak yerlere el atmasının önlenmesi, proje dışı yapılan katların yıkılarak eski hale getirilmesi ve 18.400 TL haksız işgal tazminatının tahsili istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık (haksız işgal tazminatı istemi dışında) Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinden kaynaklanmaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının ek birinci maddesi hükmü uyarınca bu yasanın uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlığın -değerine bakılmaksızın- Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümleneceği belirtilmiş olup, mahkemece Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanması söz konusu olmayan ecrimisil isteminin miktar itibarıyla Asliye Hukuk Mahkemesi görevi kapsamında kaldığı gözetilerek el atmanın önlenmesi ve proje dışı yapılan katların yıkılırak eski hale getirilmesi istemine ilişkin davanın tefrik edilip Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılmak...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin eldeki davayla birleştirilen 21.6.2011 tarih ve 2009/313 Esas, 2011/371 Karar sayılı dava dosyasıyla...,... ve ... ...’a karşı elatmanın önlenmesi davası açarak davalıların dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalenin önlenmesine ve toplam 22.000 TL haksız işgal tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar 24.11.2009 tarihli dilekçeleriyle davacı ...’ın rızasıyla evde oturduklarını bu nedenle haksız işgal tazminatının istenemeyeceğini, ev yapılırken çalıştıklarını ve katkılarının olduğunu bildirmişler, men'i müdahale ile haksız işgal tazminatı davasının reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davacı-karşı davalı ... ...'...
Ertan Ekşi tarafından vekalet ücreti verilmediğinden, bu kısım yönünden düzeltilerek onama talebiyle temyiz edildiğini, yani Müdahalenin meni ve kal talepleri yönünden herhangi bir temyiz başvurusu davacı tarafça yapılmamış olduğunu, bu yönüyle kararın hukuken kesinleştiğini, davacının kararı temyiz etmediğini, karar müdahalenin meni ve kal yönünden kesinleştiğini, taşınmazın aynına ilişkin olmayan ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek olmadığını, takip konusu ilamın fuzuli işgal nedenine dayalı olduğunu, bu hali taşınmazın aynına ilişkin bir ihtilaf bulunmadığından anılan ilamın infazı için kesinleşmesine gerek olmadığını, gayrimenkulün mülkiyeti konusunda ihtilaf bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile davacı tarafın %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir....
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, müdahalenin meni ve ecrimisil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir....
T3 bakımından müdahalenin meni talebi bakımından esas hakkından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, dava tarihi itibari ile davacının eldeki davada haklı olduğu kanaati ile elatmanın önlenmesi davası bakamından yargılama giderlerinin T3 mirasçıları üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerekti inancı ile; Davanın Davalı T3 hakkında açılan müdahalenin meni talebi yönünden, T3'ın yargılama sırasında ölmüş olması sebebiyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı T3 hakkında açılan ecrimisil talebi yönünden davanın REDDİNE, davanın davalılar T6, Keziban Arslan ve dahili davalı T7 yönünden tümden REDDİNE karar verilmiştir....
müdahalelerinin mevcut olduğunu, 6 m2 lik alanın ve müvekkiline ait tek oda konumundaki alanın davalılarda haksız müdahale edilerek kullanıldığını, bu nedenlerle haksız müdahalenin meni ile dava tarihinden geriye dönük olarak şimdilik 5 yıllık ecrimisil bedeli 2.000 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İlk derece mahkemesince; davacının talebinin davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğunun tespiti ile inşaata vaki müdahalenin meni talepli olduğu, tedbir talep edilen inşaata müdahalenin önlenmesi talebinin davanın esası hakkında verilecek kararla çözüleceğinden bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle mevcut delil durumu itibariyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3- 131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 gün ve E:1949/22, K:1950/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır....
Davacı vekilinin haksız işgal tazminatı( ecrimisil) istemine yönelik istinafları yönünden; Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....