Aile Mahkemesi'nin 2010/540 E-2014/256 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, bu kararın 02.02.2015 tarihinde kesinleştiğini beyan etmiş ve taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile davalının İş Bankası Afyonkarahisar Şubesi'ndeki mevduat hesabı ile eşlerin Şekerbank Afyonkarahisar Şubesi'ndeki ortak mevduat hesabında bulunan paralardan davacının katılma payı alacağına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin tasfiye tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Afyonkarahisar 2....
ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2018 NUMARASI : 2014/902 E 2018/563 K DAVA KONUSU : Boşanma Ve Mal Paylaşımı KARAR : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanın bütün halinde tetkikinden; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının yaklaşık 10 yıl önce evlendiklerini, Dörtyol 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Türk Medeni Kanunun 166/3. maddesi koşulları oluşmamıştır. * Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir....
Davada, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliği kabule elverişli ciddi sebep ve deliller tespit edilememiştir. Dinlenen davacı tanıklarının sözleri Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelden sarsılma durumunu kabule yeterli değildir. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile boşanma kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükmün, bu sebeple esastan bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte bozmanın gerekçesine iştirak etmiyorum....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kadının usulüne uygun olarak istinaf başvurusundan feragat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davalı kadının istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 349 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince istinaf başvurusundan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kadın, istinaf talebinden feragat etmiş ise de davacı ile mal paylaşımı konusunda anlaşamadıklarını, boşanma halinde mağdur olacağını ve boşanmak istemediğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; davanın kabulü ve boşanma yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
satın alabilecek ekonomik durumunun olmadığını, bu taşınmazların evlilik birliği içerisinde satın alınmış olduğundan eşler arasındaki mal rejimine tabi olduğunu, mal paylaşımı davasına konu edileceğini, eldeki davadan hemen sonra da mal paylaşımı davası açılacağını belirterek dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile T4 adına tescilini talep ve dava etmiştir....
Bu bağlamda oldukça tartışmalı olan anlaşmalı boşanma davalarına esas alınan protokollerin değerlendirilmesinde, yorumlanmasında ve nitelendirilmesinde yarar bulunmaktadır. 1-Hukuki nitelendirme Dava, mal rejiminden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. 2-Mahkemenin ret gerekçesi Mahkemece, "anlaşmalı boşanma davasına esas alınan, anlaşmalı boşanma protokolü başlıklı ve tarihsiz belgede yer alan mal paylaşımı başlıklı 7. maddesinin değerlendirilmesi sonucu kesinleşme tarihinden itibaren bir yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği ve sözleşmenin 7. maddesinin aynı zamanda mal rejimini kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Daire çoğunluğunca onandıktan sonra, bu sefer davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. 13.07.2012 tarihli yargılama oturumunda sözü edilen “mal” ve “eşler” sözcüklerinden taraflara ait ve mal rejiminin tasfiyesine konu olabilecek taşınır ve taşınmaz malların tümünün amaçlandığının...
Tereke aktifi paylaşılırken doğacak tüm vergi, harç masraf, ve giderlerin yine taraflar arasında1/2 yani yarı yarıya pay edilerek karşılanacağını taraflar kabul, beyan ve taahhüt ederler...Bu protokolün uygulanması nedeniyle doğacak tüm masraf ve giderler taraflar arasında 1/2 pay edilerek karşılanacaktır. ..." şeklinde düzenlenen maddelerle tereke pasifi yani mal rejiminin tasfiyesi davasına konu edilen mal varlığı değerlerinin protokole göre paylaşımı sırasında meydana gelecek masrafların da yarı yarıya taraflar arasında paylaşılacağı hüküm altına alınmış, mal rejiminin tasfiyesi davasına bakan mahkemece protokol maddelerinin aynen onaylanmasına karar verilerek, protokol maddeleri aynen hükme geçirilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından ortak malların paylaşımı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmün, protokol değil, tarafların hakim önündeki Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine uygun irade beyanları esas alınarak tesis edildiğinin anlaşılmasına göre davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.05.2012 (Pzt.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanları ...'nun maliki olduğu 1 parselde kayıtlı 15, 16 ve 22 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarını kızı ...'ya, aynı parselde kayıtlı 1, 10, 11 ve 12 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarını torunları ... ve ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ile miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., mirasbırakanın mal paylaşımı yaptığını, davacıya da bir kısım taşınmazları temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir. Mahkemece, temliklerin mal paylaştırma amacıyla yapıldığı, muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı....