Bu durumda takip tarihinde mevcut olan 25.01.2016 tarihli tedbir ara kararı uyarınca takibin durdurulması gerekir. O halde, mahkemece, istemin kısmen kabulü ile takibin durdurulmasına ve bu kabule göre de borçlu şirketin, hacizlerin kaldırılması şikayeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
olduğunun kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına, icra dosyasından usulsüz tebliğ ile yapılan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, takibin dayanağı bildirilmemiş ve eki belgesi takip talebine eklenmemiş olması nedeniyle takibin iptaline, yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılması talep ve dava etmiştir....
Uyuşmazlığın tebligat usulsüzlüğü şikayeti ile birlikte borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile hacizlerin kaldırılması talebine ilişkin olduğu görüldü. Mahkemece her ne kadar diğer takip borçlusu Umut Özbek İnş. ..... Ltd. Şti dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesi sebebiyle karar başlığında da davalı olarak belirtilmiş ise de, itirazdan hakkı haleldar olacak alacaklının dışında diğer borçluların taraf olmasının gerekmediği anlaşılmakla dairemizce yapılan inceleme sonucu karar başlığından çıkartılmasına karar verilmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirmede; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2020/59243 Esas (Kapatılan Kayseri 7. İcra Dairesinin 2013/6358 Esas) sayılı dosyası ile takip alacaklısı Şekerbank T.A.Ş tarafından davacı borçlu T1 ile Menderes Özbek ve Umut Özbek İnş. Taah. Turizm ...Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olup kesinleşmeden icraya konulamayacağı ve icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek takibin ve icra emrinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, dayanak ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir....
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, İİK'nın 16. maddesi uyarınca ilamlı icra takibinde, icra emrinin ilamda yer alan vekil yerine borçlu asile tebliği nedeniyle icra emrinin iptali, haczin ve yakalamanın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nın 73, 81, 82, 83., Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince, tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar. Takibin kesinleştirilmesi için takip talebine ve ilama uygun icra emrinin borçlunun ilamda yazılı olan vekiline tebliği gereklidir. Ne var ki, vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması, asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz. Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliği zorunludur....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, tebligatı 01.02.2021 tarihinde Uyaptan öğrenmiş olması sebebi ile süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verilmesinin ve haksız hukuksuz konan hacizlerin kaldırılmasının talep edilmesine rağmen icra müdürlüğünün bu hususta takibin durdurulması kararı vermediğini, söz konusu icra dosyasından dolayı alacaklı olduğunu iddia eden kişiye davacı müvekkilin bir borcu olmadığını, davacının görme engeli ve bir kısım işitme engeli olduğunu, bu konuda ki engeli de dikkate alınarak tebligatın da usulsüz yapılmış olması sebebi ile süresinde itiraz üzerine takibin durdurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde ki gerekli işlemlerin de yapılmadığını, tebligatın usulsüz olduğunun tespitini ve tebliğ tarihinin 28.01.2021 olarak tespiti ile düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, müvekkili idarenin ortağı olduğu şirketlerdeki kar ve tasfiye payı ile şirketlerdeki paylarına haciz konulduğunu, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesine eklenen ve halen yürürlükte olan fıkra ile birlikte 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi hükümleri doğrultusunda tüm haciz işlemleri aşkın ve usulsüz olduğundan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Alacaklı tarafından seçilen takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.'nun 168. maddesi hükmüne göre; her türlü itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılması zorunlu olup, bu haliyle, borçlunun itirazlarını, icra mahkemesi yerine icra dairesine bildirmesi yasal olmadığı gibi, yanlış merciye başvurusu hukuki sonuç da doğurmaz. Somut olayda, borçlunun, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borçlu muris Şemsettin Suruç'un borca batık olarak vefat etmiş olması nedeniyle, TMK'nun 605/2. maddesi uyarınca mirası reddetmiş sayıldığını, mirasın reddedildiğinin tespiti için Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/153 Esas sayılı dosyası ile mirasın hükmen reddinin istendiğini, davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasını, kendisine ödeme emri gönderilmesinin hatalı olduğunu, muhtıra gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek, ödeme emrinin ve takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır....
Davacı borçlu tarafça, örnek 14 ödeme emrinin usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte, takip talebinin yasal unsurları (İİK 58.maddesindeki) taşımaması sebebiyle takibin iptali, dayanak belge eklenmediğine dair şikayet ile icra müdürlüğünün 24/05/2022 tarihli tahliye emrinin, 22/07/2022 tarihli kararının ve 26/07/2022 tarihli haciz zabtının kaldırılması isteminde de bulunulduğu halde, mahkemece yalnızca usulsüz tebliğ şikayetine yönelik hukuki değerlendirmede bulunulmuş, diğer şikayetler ve takibin iptali istemi ile ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirmede bulunulmamış ve hüküm kurulmamıştır. Yine, davacı tarafın tahliyeye yönelik bir talebi bulunmamasına rağmen önce kiralayan davalının ardından mahkemece yapılan tashih şerhi ile "davacının dava konusu taşınmazdan tahliyesine" dair hüküm kurulmakla talep dışına çıkılarak HMK 'nun 297/2. Maddesine de aykırı davranılmıştır. Bu husus kamu düzenine ilişkin esaslı bir usul hatası olup, HMK 'nun 355....
İcra Müdürlüğünün 2019/30729 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takipte gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usul ve yasaya aykırı olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin icra takibinden haricen 04/01/2020 tarihinde muttali olduğunu, usulsüz tebligat neticesinde kesinleştirilen takipte müvekkiline yönelik konulan tüm hacizlerin kaldırılması gerektiğini belirterek itirazlarının kabulüne karar verilmesini ve ödeme emrinin öğrenilme tarihinin 04/01/2020 tarihi olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir....