Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/... maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/... maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/.... maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıkladığım nedenlerle sayın çoğunluğun aksi yönündeki düşünce ve kararlarına katılmıyorum.25/.../2014 ....

    Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/... maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/... maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/.... maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....

      Somut olayda, davacılar annelerini davaya konu trafik kazasında kaybetmiş ve davacı zihinsel engelli evlat ... 40.000 TL manevi, diğer davacı evlatlar ayrı ayrı 30.000’er TL manevi olmak üzere toplam 250.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davacı ... için 10.000 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 8.000’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 66.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, kaza (ölüm) tarihi, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacılar için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir....

        Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. 5233 sayılı Kanunda açıkça manevi tazminat ödenmesini engelleyen bir hüküm olmaması nedeniyle sosyal risk ilkesine dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır....

          Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre davacı vekilinin manevi tazminat miktarının az olduğuna, davalı vekilinin delil bulunmadığına, tazminat miktarı ve işletilecek faiz oranının kabul edilemez olduğuna, tutuklamaya kendi ihmal ve kusuruyla sebep olduğuna, tazminat isteme hakkı bulunmadığına, sabıka kaydının değerlendirilmediğine, reddedilen tazminat üzerinden vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ve tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme aykırı olarak, ONANMASINA, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

            Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 2-Mahkemece; davalılar yönünden aynı hukuki sebeple davanın reddedildiği gözetilerek, her bir davacıdan ayrı ayrı olacak şekilde davalılar yararına maddi tazminat talepleri yönünden tek vekalet ücreti, manevi tazminat talepleri yönünden tek vekalet ücreti olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli bulunmayıp bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; Davacılar vekilinin dava dilekçesinde davalı ... şirketini poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutmuş olduğu anlaşılmaktadır....

              Mahkemece davacının yaralanması da gözönünde bulundurularak hakkaniyete uygun oranda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken asıl davada manevi tazminata hükmedildiğinden birleşen dosyada istenen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 3- Dava dilekçesinde davalı sigortanın yalnız maddi tazminatlardan sorumlu tutulacağı belirtilmiş olup sigortadan manevi tazminat talep edilmediği halde reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir. 4- Asıl davada reddedilen maddi tazminat miktarı 398,82 TL olduğundan, red sebebi aynı olan davalılar ...,... Sigorta lehine 2012 tarihli AAÜT uyarınca 398,82 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her iki davalı için ayrı ayrı 1.200'er TL vekalet ücretine hükmedilmesi; diğer yandan birleşen davada reddedilen maddi tazminat miktarı olmadığı halde davalı ......

                Mahkemece, manevi tazminat istemleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından manevi tazminatlar ve cenaze gideri yönünden kurulan ilk hükmün infaz edilmiş olduğu ve mahkemece de bu durum belirtilerek manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulmasına rağmen, davalılar yararına bu kalem tazminata ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır....

                  Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince maddi-manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde her bir davacının istediği maddi ve manevi tazminat kalemlerinden kabul ve red edilen miktarlar tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olarak yazılmalıdır. Somut olayda,davacı ... tarafından dava dilekçesinde eşi ve iki çocuğunun yaralanmasından dolayı 40.000 TL manevi tazminat talep edilmiş,mahkemece hükmün 5.bendinde davacı ... tarafından eşi ... yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ancak iki çocuğunun yaralanmasından dolayı kendi adına isteği manevi tazminat miktarı yönünden hüküm kurulmamıştır. Yine davacı ...’ın eşi ve iki çocuğunun yaralanmasından dolayı dava dilekçesinde istediği 40.000.-TL manevi tazminat miktarının kapsamı açıklatılmamıştır.Mahkemece davacı ...'...

                    açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....

                      UYAP Entegrasyonu