Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

İlk derece mahkemesinin bu hükmüne karşı davacı vekili özetle; ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiği, davalının iş kazasının meydan gelmesinde ağır kusurlu olduğu, 09/04/2018 tarihli hesap bilirkişi raporunda kurum alacağı olduğu dikkate alınmadan hatalı hüküm kurulduğu, 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna taraflarınca ve davalı vekilince itiraz edildiği, yerel mahkeme itirazları dikkate almadığı, psdg oranındaki çelişkiyi gidermeden ve dosyada itirazlar doğrultusunda yeniden ek rapor aldırmadan bedel artırımı için kesin süre verdiği, kesin süre nedeniyle taraflarınca bedel artırımı yapıldığı, ancak bu kez de yerel mahkeme fikir değiştirdiği, dosyayı ek rapor için yeniden bilirkişiye gönderdiği, yerel mahkemenin raporlardaki çelişkiyi gidermeden tarafımıza bedel artırımı için 1 haftalık kesin süre vermesi hatası yüzünden müvekkil aleyhine vekalet ücretine ve yargı masrafına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, tekrar yargılama yapılarak davanın kabulüne karar...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/707 esas sayılı dosyası kapsamında tezyidi bedel (bedel artırımı) davası açtıkları, bu dava sürerken Karayolları idaresinin davaya konu yerdeki kamulaştırma işleminden vazgeçtiği, bedel artırımı davası hakkında ise konusuz kalma nedeniyle red kararı verildiği, idarece hak sahiplerine ödenen bedellerin iadesi istendiği halde bu bedellerin davacılar tarafından iade edilmediği, dolayısıyla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemine başlanılan kısmının yer aldığı İstanbul Caddesi olarak anılan yol ile ilgili olarak, bedel artırımı davasının varlığı ve hak sahiplerince alınan ödemelerin iade edilmemesi karşısında Karayolları idaresi tarafından halihazırda bir kamulaştırmasız el atma durumundan söz edilemeyeceği, kaldı ki, Karayolları idaresinin davada hasım olarak yer almadığı, kendisine husumet yöneltilen T12sinin ise; hem bu açıklamalara, hem de mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan 29/04/2019 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, davaya konu yerde herhangi...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafakanın Kaldırılması- Tedbir Nafakasının Artırımı Taraflar arasındaki "boşanma", "nafakanın kaldırılması" ve "tedbir nafakasının artırımı" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; yararına hükmedilen tazminatların miktarı, nafakanın kaldırılması davasında tedbir verilmemesi yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kocanın boşanma davasının kabulü ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50'şer TL. temyiz...

    Köyü 851 (eski 111) parsel nolu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle adli ve idari yargı mercilerinde bu davadan önce veya sonra açılmış dava (kamulaştırmanın iptali, bedel artırımı ya da indirimine ilişkin) bulunup bulunmadığı, varsa sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun davalı idareden ve ilgili mahkemesinden sorulup belgelerinin ve cevap yazılarının temin edilmesinden, 2-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle davacı idarece bankaya yatırılan çekişmesiz kamulaştırma bedelinin kim adına yatırıldığının, davalılar ya da önceki malikler adına yatırılmış ise, önceki malikler veya davalıların kendisi veya yetkili temsilcisine ödenip ödenmediğinin, ödenmişse hangi tarihte ödendiğinin davacı idareden ve ilgili bankadan sorularak alınacak cevap yazılarının dosya içerisine konulmasından, 3- Davaya konu taşınmazın tapu kaydının ve kadastro tutanakları ile kadastro tesbitine ilişkin tüm dayanak belgelerin kamulaştırma günündeki maliklerini de gösterir biçimde bütün tedavülleri ile birlikte...

      Köyü 851 (eski 111) parsel nolu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle adli ve idari yargı mercilerinde bu davadan önce veya sonra açılmış dava (kamulaştırmanın iptali, bedel artırımı ya da indirimine ilişkin) bulunup bulunmadığı, varsa sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun davalı idareden ve ilgili mahkemesinden sorulup belgelerinin ve cevap yazılarının temin edilmesinden, 2-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle davacı idarece bankaya yatırılan çekişmesiz kamulaştırma bedelinin kim adına yatırıldığının, davalılar ya da önceki malikler adına yatırılmış ise, önceki malikler veya davalıların kendisi veya yetkili temsilcisine ödenip ödenmediğinin, ödenmişse hangi tarihte ödendiğinin davacı idareden ve ilgili bankadan sorularak alınacak cevap yazılarının dosya içerisine konulmasından, 3- Davaya konu taşınmazın tapu kaydının ve kadastro tutanakları ile kadastro tesbitine ilişkin tüm dayanak belgelerin kamulaştırma günündeki maliklerini de gösterir biçimde bütün tedavülleri ile birlikte...

        ün davacı banka ile hiçbir hukuki ilişkiye girmediğini, hiçbir evrak imzalamadığını, davacı bankadan para veya kredi kullanmadığı gibi, kimseye kefil olmadığını, davacı bankanın limit olmayan bir bedel için doğrudan takibe geçtiğini, müvekkilleri tarafından kullanılan kredi miktarının davacı bankanın belirttiği miktardan da olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, icra inkar tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddiyle lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre TMSF'ye devredilen ve son olarak temliken RCT Varlık Yönetim A.Ş,ye alacağın devredildiği ... Bankası'nın davalı ... Gümüş'e 450.00.-TL. bedelli kredi kullandırdığı, bu kredi sözleşmesini diğer davalıların limit artırımı ile toplam 7.500....

          Ancak; Davalı idare Harçlar Yasası 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan kamulaştırma bedel artırımı davası için davalı tarafından yatırılan harcın tamamının davacıya iadesine karar verilmesine gerekirken, kabul edilen kısım yönünden hesaplanan miktarın mahsubu ile bakiye harcın davacıya iadesine karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın üçüncü sayfasındın 2.paragrafında "2009/89E. sayılı dosyada" sözcüklerinden sonra gelen kısım karar metninden çıkartılarak yerine "davalı idare harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 3025,53 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine" sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesi ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

            Öte yandan, geri çevirme kararı üzerine fotokopisi getirtilen Isparta İkinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/677 esas nolu dosyanın incelenmesinde dava konusu taşınmazla ilgili bedel artırımı için dava açıldığı ve derdest olduğu bu nedenle kamulaştırma bedelinin kesinleşmediği de görülmektedir. Mahkemece kamulaştırma işlemi geçerli bir tebliğe dayalı olarak kesinleşmediği gibi açılan bedele itiraz davası kesin olarak sonuçlandırılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle kabulü doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi....

              "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından, ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.12.2005 karar tarihli kamulaştırma bedel artırımı ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi yapıldığı, borçluya örnek 4-5 nolu icra emri tebliğ edildiği, borçlunun 07.07.2006 tarihinde icra dosyasına ödeme yaptığı ve icra müdürlüğünce 15.07.2006 tarihinde hesap tablosu yapılarak 11.719,56-YTL. bakiye dosya alacağının ödenmesi için borçluya ödeme muhtırası gönderilmesi üzerine, borçlu vekilinin bakiye borcun olmadığını belirterek anılan muhtıranın iptali için İcra Mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır....

                Bu kapsamda; sermaye artırımı kararının kanuna ,esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının tesbiti gerekmektedir.Sermaye artırımı kararının hukuka uygun kabul edilebilmesi için bunun şirket tüzel kişiliği açısından haklı ve zorunlu bir gerekçeye dayalı olması zorunlu olup, davalı şirketin, hangi somut ihtiyaca binaen dava konusu dış kaynağa ve ne kadar sürede sahip olması gerektiği ve bunun en makul şekilde dış kaynaklı sermaye artırımı yoluyla karşılanabileceğinin somut ve objektif olarak ortaya konulması gerekir. Bir şirketin yapacağı sermaye artırımlarında mevcut pay sahiplerinin durumunu ve sermaye artırımına iştirak edip edemeyeceğini gözetme yükümlülüğü yoktur....

                  UYAP Entegrasyonu