Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

nın 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet ve haciz ihbarnamelerine yapılan itirazın İcra Müdürlüğünce reddine yönelik memur işleminin şikayetine ilişkindir. Adana 11....

Yatağan İcra Müdürlüğünün 2021/1147 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından borçlular T1 ve Münir Ortan aleyhine toplam 24.235,21 TL kira alacağının tahsili ve tahliye amacıyla icra takibine geçildiği, takibin konusunu 22/03/2018 tarihli kira sözleşmesi uyarınca ödenmediği iddia olunan 2020 yılı Aralık, 2021 yılı Ocak-Kasım ayları kira bedellerinin oluşturduğu, 13 örnek ödeme emrinin 19/11/2021 tarihinde borçlu davacıya tebliğ edildiği, borçlu davacı vekilinin 07/02/2022 tarihinde usulsüz tebligata ilişkin itirazlarını içerir dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. Davacının, tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin başvurusu, İİK'nın 16. maddesi uyarınca şikayet niteliğindedir. Şikayet başvurusu, şikayete konu işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince, "Tüm dosya kapsamına göre; borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatılarak takibin kesinleştiği, boçlunun murisinin vefat etmesi üzerine alacaklı vekilinin talebi ile icra müdürlüğü tarafından 30/07/2021 tarihinden alacaklı vekiline veraset ilamı çıkartmaya yönelik yetki verildiği, açılan usulsüz tebligata yönelik şikayet davasında davanın kabulü ile tebliğ tarihinin 02/08/2021 olarak düzeltidiği anlaşılmaktadır. Şikâyetçi yerleşik içtihatlara göre tebligatın usulsüz olması nedeniyle takibin kesinleşmeyeceğinden ödeme emri düzeltme tarihinden önceki haciz ve işlemler hükümsüz kaldığı gerekçesi ile alacaklı tarafa verilen veraset ilamı çıkamaya yönelik 30/07/2021 tarihli kararın iptalini talep etmiştir....

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davacının itirazı, gecikmiş itiraz niteliğinde olup, gecikmiş itirazın İcra İflas Kanununda sayılan yasal şartları olmadığı için dikkate alınmaması gerektiğini, takip dosyasında borçlu T1 gönderilen tebligat olmadığını, vasisi T2 yapılan tebligata yönelik herhangi bir dava açılmadığını, davacının vasiye yapılan tebligata ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, sadece vasi T2 Almanya'da ikamet ettiğinin belirtildiğini, vasinin ikametgah adresinin Türkiye'de İzmir ve İstanbul illerinde olduğunu, herhangi bir şekilde şikayet edilmeyen borçlunun vasisine yapılan tebligatın usulsüz olduğuna dair talep aşılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise de; vasiye yapılan tebligatın geçerli olduğunu, takip açıldığı anda Uyap sistemi uyarı verince, vasinin Uyap sisteminde belirtilen Fatih/İstanbul adresine tebligat gönderildiğini, ancak tebligatın 07/09/2018 tarihinde bila tebliğ iade edildiğini...

Davalı alacaklı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olarak yapıldığını, borçlunun icra dairesine 30/12/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğunu, itiraz dilekçesinden yaklaşık 3,5 ay geçtikten sonra iş bu şikayeti yaparak tebligat işlemine itiraz ettiğini, dolayısıyla usulsüz tebliğ şikayetinin süresinde olmadığını, ayrıca şikayet edenin borca ve kefalet ilişkisine yönelik beyanlarını da kabul etmediklerini, usulsüz tebligata ilişkin şikayette bu hususların dilekçeye yazılmasına anlam veremediklerini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir....

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16/07/2019 tarih, 2019/497 Esas- 2019/460 Karar sayılı kararı ile "Davacının usülsüz tebligata ilişkin şikayetinin reddine, Davacının takibin iptaline, ödeme emrinin iptaline ve icra dosyasında yapılan tüm işlemlerin iptaline ilişkin şikayetlerinin süresinde yapılmadığından reddine, " dair karar verildiği iş bu kararın da Dairemizin 04/03/2020 tarih, 2020/2992 Esas- 2020/560 Karar sayılı kararı ile " mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile TK.'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi ve düzeltilen tebliğ tarihine göre süresinde yapılan sair şikayet ve itirazların incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle kaldırılmakla bu kez Bursa 6....

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile yapılan ve bila iade dönen ilk tebligatın usulsüz olduğunu, bu kapsamda iade dönen tebligat sonrası müvekkile TK 21/2 uyarınca yapılan tebligatın da usulsüz tebligata dayanılarak yapıldığı için doğal olarak usulsüz olacağını, adreste bulunmama durumunun tespit edilmesiyle beraber en yakın komşuya haber verilmediğini, tebligat parçası üzerine kayıt düşülmediğini, bu tebligat parçasında da yönetici ve kapıcıya bildirim yapıldığına dair bir açıklama görülmediğini, bu durum tebligat parçasını açıkça usulsüz hale getirdiğini, müvekkile TK 21/2 uyarınca tebligat yapılması için öncesinde bilinen adresine usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligatın bulunması gerektiğini, somut olayda müvekkiline yapılan ilk tebligatta müvekkilin tanınmadığını beyan eden komşunun kim olduğunun belirtilmemesi yapılan tebligatın usulsüz olduğunu gösterdiğini, bu sebepten ötürü TK 21/2'ye göre yapılan tebligatın da usulsüz olduğunu...

Borçlunun tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin başvurusu, İİK'nın 16. maddesi uyarınca şikayet niteliğindedir. Şikayet başvurusu, şikayete konu işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Öğrenme tarihinin aksi ise ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/02/1969 tarihli 1967/172 Esas, 1967/107 Karar sayılı kararı) Somut olayda, davacı hakkında başlatılan icra takibinde ödeme emri Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 27/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı icra müdürlüğüne verdiği 15/12/2020 tarihli dilekçesi ile usulsüz tebligata ilişkin beyanlarını, yetkiye ve borca itirazlarını bildirmiştir....

Davalı vekili, itirazın iptali davasının kanunun belirttiği zamanda açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, usulsüz tebligata ilişkin şikayet davasının açımına müteakip 02/03/2011 tarihinde Bakırköy 2....

    Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiği, icra takibinden haberdar olunmadığı için takibin kesinleştiği, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından usulsüz tebligata ilişkin yapılan şikayet başvurusunun reddedildiği, takibe dayanak faturadaki ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler sebebi ile de davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, ancak davalı tarafça icra takibi yapılarak icra dosya borcunun tahsil edildiği, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından haksız şekilde başlatılan ve haciz baskısı altında ödenen 34.168,05 TL'nin istirdatı ve kötü niyetli icra takibi sebebi ile ödenen miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli iş bu istirdat davasının açıldığı anlaşılmıştır....

      UYAP Entegrasyonu