Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, müvekkilince davalıya satılan mal bedelinin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....

    Borçlular 5 günlük itiraz süresi içinde takip dayanağı bonoların zamanaşımına uğradığından bahisle İnebolu İcra Hukuk Mahkemesine takibin iptali istemiyle başvurmuşlar, anılan mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiş ve bu karar da 24.04.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Alacaklı 07.03.2011 tarihinde İnebolu İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçede takibin İcra Mahkemesi kararıyla durduğundan söz ederek takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İnebolu İcra Hukuk Mahkemesince istem üzerine kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesi kararı ve icra dosyası gözönüne alınarak yapılacak değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekirken, genel haciz yoluyla icra takibinde borçlunun icra müdürlüğüne itirazı üzerine uygulanması gereken İİK'nun 67/1. maddesi ile ilgili bir itirazın iptali istemi varmış gibi istemin değerlendirilmesi sonucu görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir....

      Borçlu, 01.07.2012 tanzim, 01.08.2012 vade tarihli 25.000 TL bedelli bonoda şahsi sorumluluğunu doğuracak imzasının bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiş olmasına rağmen, mahkemece, borçlunun bu yöndeki itirazı tartışılıp değerlendirilmeden takibin tümüyle iptaline karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; mahkemece 01.09.2012 tanzim, 01.01.2014 vade tarihli 40.000 TL bedelli bononun teminat için verildiği kabul edildiğine göre, itirazının kabulü halinde İİK.nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulması gerektiği gözardı edilerek takibin iptali yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de, bu konuda temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....

        "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava; araç tamiri nedeniyle düzenlenen faturanın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece; davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, takibin 6.835,04 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....

          Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu takibin mükerrer olduğunu, aynı borç sebebiyle daha önce Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2012/10223 esas sayılı dosyası ile ilamsız takipte bulunulduğunu, takibin itiraz üzerine durduğunu, davacı yanca, iş bu takibe ve itiraza karşı, itirazın iptali yoluna gidilmediği kuvvetle muhtemel takibin derdest olduğunun da ortada olduğunu, bu sebeple takip dosyası açısından mükerrer takip yapıldığı sebebiyle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca takip konusu borç elektrik kullanımına ait olmayıp, kaçak elektrik kullanımına ait olduğu ve gerek abonelik ve gerekse fuulu kullanıcı olmadıklarına ilişkin itirazlarını Bakırköy 8.İcra Müdürlüğünün 2012/10223 esas sayılı dosyasına yapılan itirazda belirtildiğini, kaçak kullanıma ilişkin aboneliğin ve fiili kullanıcısının, gerek kuruma verilen itiraz dilekçesi ve gerekse takibe yapılan itirazda bildirildiği, takibin muhatabı olmadıkları sebebiyle husumet itirazında bulunulduğunun sabit olduğunu...

          Vefat etmiş olan borçlunun mirasçısı tarafından eldeki davada takibin iptali talep edilmiş ise de gerek icra dosyasında gerekse dava dosyasında borçlunun takipten önce vefat ettiğinin davalı banka tarafından bilindiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, icra dosyasında vefat etmiş olan borçlu hakkındaki takibin durdurulduğu, ölü borçlu hakkında yapılan bir haciz işlemi bulunmadığı ve alacaklının mirasçı davacının takibe dahil edilmesi yönünde bir talebinin bulunmadığı ve mirasçı adına da ödeme emri gönderilmediğinden davacının bu aşamada takibin iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekir....

          Dosya kapsamından, trafik kazası nedeniyle yaralanan sigortalıya yapılan ödemelerden oluşan kurum zararının rücu yoluyla davalılardan tahsili için Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü’nün 2019/9996 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının yetkiye, borca ve faiz talebine itiraz ettiği, takibin durduğu, itirazın iptali davasının takibin başlatıldığı yer olan Afyonkarahisar İş Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır....

            Mahkemece İİK’nun 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasında mahkemece, öncelikle icra dairesinin yetkisinin araştırılması yoluna gidilmiş ve mahkemece takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle dava reddolmuştur. Uyuşmazlık, icra dairesinin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir....

              "İçtihat Metni"MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması neticesinde ilamda yazılı nedenlerle asıl itirazın iptali davanın kısmen kabulüne, birleştirilen itirazın iptali davasının reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....

                Bu haliyle davacı tarafça iptali istenilen, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası olan Mersin 6. İcra Dairesi'nin 2019/3299 E sayılı dosyasından başlatılan takibin asıl davada hükmedilen alacaklar ve ferileri yönünden de iptali gerekmektedir. Tüm bu tespitler ve izahatlar ışığında neticeten takibin iptali gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, HMK'nın 355/1 maddesi delaletiyle 353/1- b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda şikayetin kabulü ile takibin iptaline, anılan sebebe dayalı olarak takibin iptali hallerinde tazminata hükmedilemeyeceğinden davacının tazminat talebinin reddine dair yeniden karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, 2- Mersin 4....

                UYAP Entegrasyonu