Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2021/230 Esas KARAR NO : 2021/289 Karar DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 13/04/2021 KARAR TARİHİ : 13/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirkete ortak yapılmasının; davacı müvekkilleri yurtdışında çalışma vaadiyle şirket müdürü ... ve oğlu ... tarafından aldatılarak farklı tarihlerde ...’den toplamda 2.000,00 Euro(ikibinavro) ...’tan 4.000,00 Euro(dörtbinavro) ... ve ...’ya ödeme yapıldığını, fakat müvekkillerinin yurtdışına gönderilmediği ve sürekli oyalandığını, bu süreçle alakalı dolandırıcılık suçundan cezai soruşturma ve kovuşturma tahkikatı devam ettiğini, açıklandığı üzere şirket kurulmasından...

    DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 14/06/2022 KARAR TARİHİ : 31/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un 27.11.2008 tarihinde ortağı ... ile ticaret yapmak için .... Tic. Ltd....

      ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/88 Esas KARAR NO : 2022/549 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 06/02/2020 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... San ve Tic Ltd Şti'nin dava dışı ... ile birlikte kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, diğer ortak ile %50-%50 pay sahibi olduklarını, şirketin hediyelik eşya, oyuncak, bijuteri, mücevhercilik, gümüşçülük vb alanlarında faaliyet gösterdiğini, şirketin faaliyet konusu kapsamında ... Otel ve bir kısım ... mağazalarında ürünlerin satışa sunulmakta olduğunu, şirket müdürleri olarak şirkette müşterek imza işe temsil ve ilzama yetkili olmalarına rağmen diğer şirket ortağı ...'...

        Bankası Merkez şubesinde davalı ıban hesabı üzerine tedbir kararı verilerek bloke edilmesine, ... ve ... plakalı araçların kaydına tedbir konulmasına, müvekkilinin hissesinin davalı şirketin gerçek mal varlığına nispetle haiz olduğu gerçek değer karşılığında davalı şirkete veya ortağına devri ile pay bedelinin müvekkiline ödenmesine, karşılığında müvekkilinin şirketten çıkmasına, bu mümkün olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine, TTK gereğince şirketten çıkma payının emsal ve güncel değerlendirme ile yetkin bilirkişiler marifeti ile tespiti ile 6100 sayılı HMK.nın 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası" ikame edilerek fazlaya dair dava ve talep ile ıslah hakları saklı kalmak ve gerçek bedel belirlendiğinde harcı tamamlanmak üzere şimdilik 100.000,00-TL'lik çıkma payının davalıdan reeskont faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

          Bu durumda tarafların çıkma kararı verilmesi konusunda iradeleri örtüşmektedir. Taraflar arasındaki görüş ayrılığı ayrılma akçesi konusundadır. TTK'nın 641/1. maddesine göre ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir. Çıkma payı bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.)....

          Ortak ile kooperatif arasında istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle hesaplaşma yapılması gerektiği gibi, çıkma payının ödenmesi sırasında hesaplaşma tekrar gerçekleşecek olup, esasen ortağın çıkma payını talep edip etmeyeceğinin, bu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramayacağının henüz belli olmadığı bir aşamada başlatılan takipte hukuki yarar vardır ve aidat borcunun çıkma payı olarak tekrar ortağa iade edileceğinden bahisle takipte hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılamaz. Aynı Kanun'un 17/son maddesi varılan bu sonucu bertaraf eden bir düzenleme değildir. Bu durumda mahkemece, davalının aidat alacağını ve işlemiş faizi hesaplayan bilirkişi raporu değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle 14.05.2015 tarihinde bozulmuştur. Bu kez, davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir....

            Kar payının ne zaman ve nasıl dağıtılacağına ilişkin açıkça hüküm bulunmasına rağmen şirket tarafından bu usule uyulmamış olması veya bu hususta herhangi bir hüküm bulunmasa da bu hususuta uzunca bir süre karar alınmamış veya kar pay dağıtımı yapılmaması durumunda; kar dağıtımı konusunda hakkaniyete aykırı hallerin ortaklıktan çıkma için haklı sebep teşkil edeceği açıktır.------ Yukarıda arz ve izah edilen sebepler, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu, incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının davalı şirketin %80 ortağı ve münferit imza yetkilisi olduğu, davacının kurucu ortağı olduğu şirketin faaliyet konusu ile ilgili uzunca süreden beri iş ve işlemlerinin bulunmadığı, Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunmasına rağmen şirket merkezinde ve bir başka yerde faaliyet gösterdiğine dair dosyada bir tespit yapılamadığı, davacı hakkında ceza yargılaması yapıldığı ve yargılamanın da halen devam ettiği, dinlenen tanık beyanlarında davacının tanınmadığının ifade edilmesi karşısında...

              , bu durumda İİK'nın 32. maddesine göre ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, ortaklıktan çıkarma davası açıldıktan sonra şirket yetkililerinin şirketin içini boşalttıklarını ve buna halen devam ettiklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketteki %22,5 hissesinin, davalının açtığı “ortaklıktan çıkarma” davasının dava tarihi olan 21.04.2011 tarihindeki değerinin parasal karşılığının tespiti ile alacak miktarının belirlenmesi teknik inceleme ve hesaplamayı gerektirdiğinden, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL'nin ortaklıktan çıkarma davasının karar tarihi olan 09.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiş; 25.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 358.838,79-TL'na çıkarmıştır....

                Bu bağlamda davacı ortak açısından haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma koşulunun oluştuğu kanaatine varıldığından, davalı şirket hakkında açılan davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı şirketin kayıtlarına göre esas sermayenin tamamı ödenmiş olup, esas sermayenin %10'u davacı ortak adına kayıtlıdır. Dolayısıyla davacı ortağın şirket üzerinde hak sahipliği bulunmaktadır. Ayrılma akçesi olarak esas sermaye payının ortağın ayrıldığı tarihteki değeri esas alınmalıdır. Bununla birlikte, ayrılmanın mahkeme kararma bağlı olduğu hallerde, karar tarihine en yakın değerlerin esas alınması gerekmektedir. Nitekim 641/1. maddede de esas sermaye payının gerçek değerine uyan bir meblağa işaret edilmektedir. Bu itibarla, 202/2. ve 531. maddelerin kıyasen uygulanmasıyla ayrılma akçesi olarak esas sermaye payının karar tarihine en yakın değerine hükmedilmelidir....

                  CEVAP :Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ortaklıktan ayrılma ve ayrılma akçesi talebinin öncesinde arabuluculuğa başvuru dava şartı olduğunu, dava dilekçesi ekinde de arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, zaten arabuluculuk sürecinin de söz konusu olmadığını, bu bağlamda, arabuluculuk dava şartı olduğundan ve dava açmadan arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. e-imza e-imza e-imza e-imza DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacının davalı ... Şti. ortaklığından çıkma, ayrılma akçesi ödenmesi istemine ilişkindir....

                    UYAP Entegrasyonu