Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

İ.İ.K. 67/1. maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” denilmektedir. İ.İ.K. 67/4. maddesinde ise; “Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hükme göre itirazın iptali süresi geçirilmiş olsa dahi davanın genel hükümler çerçevesinde görülmesi mümkündür....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davacı banka ile kredi kartı sözleşmesi akdetmediğini, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve sözleşmedeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve uzman grafologtan alınan rapor içeriğine göre kredi kartı sözleşmesi altındaki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir....

    İncelenen dosyada; davalı işverenin 08.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasını, 11.11.2008 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'ne, işyeri kaza bildirim formu ile bildirdiği anlaşılmıştır. ..., Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı olup, ilgili kuruluşu olduğuna ve Bakanlığın Kuruluş amacı ile aynı amaca hizmet ettiklerine göre, davalı işveren şirketin, 3 iş günlük süre içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'ne işyeri kaza bildirim formunu vererek, üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunun ve haliyle 5510 sayılı Yasanın 21.maddesinin 2.fıkra hükmüne dayalı bir sorumluluk halinin bulunmadığına ilişkin mahkeme kabulü yerindedir. Ancak hal böyle olmakla birlikte, davalı işverenin 5510 sayılı Kanunun 21.maddesinin 1.fıkra hükmü kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığının da belirlenmesi gerekir....

      kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine...

        İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan hatanın sorumlusununu müvekkili şirket olmadığını Sosyal Güvenlik Kurumu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emeklilik koşulları değerlendirilirken hata yapıldığını 12.05.2016 trihli yazı ile bu durumun ikrar edildiğini ve kadir kılıça verilen kıdem tazminatı yazının dikkate alınmaması gerektiği belirtildiğini, sgk tarafından bu işlemin davalı şirketi bağlamayacağı yargıtay kararları ile sabit olduğunu mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: 6100 sayılı H.M.K.'nun 353.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur....

        Davalı, dava konusu olan teminat mektubunun 2000 yılında Sosyal Güvenlik Kurumuna olan 970,00TL borca karşılık verildiğini, 2011 yılında çıkarılan 6111 sayılı Kanundan yararlanarak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan teminat mektubu konusu borcun ödendiğini, teminat mektubuna konu borç davalı tarafından ödendiğinden icra takibine konu borca itiraz ettiğini, kat ihtarın tebliğ edilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir....

          Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ankara sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 05.03.2014 tarihide MKGKO %43,2 ve kontrol muayenesinin gerekmediği tespit edilmiştir....

          İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2019 NUMARASI : 2015/818 E., 2019/403 K., DAVA KONUSU : İtirazın İptali (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan) KARAR : GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİANIN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurumdan yetim aylığı almakta iken boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilen davalının aylıklarının 17.10.2008 tarihinden itibaren kesilmesi üzerine; davalıya 17.10.2008- 16.10.2012 tarihleri arasında yersiz ödendiği anlaşılan 29.488,28 TL'nin 13.156,73 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsiline yönelik Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2015/23298 Esas sayılı icra dosyası ile yapılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, icra takibine esas asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davanın reddini istemiştir....

          "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/04/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 23/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının, 5510 sayılı Kanun 4/c maddesi kapsamında davacı kurumun sigortalısı olduğunu, davalının kızı ...'in evlendikten sonra babası üzerinden haksız şekilde sağlık yardımından faydalandığını, kurum alacağının tahsili için ... 2....

            Her ne kadar, anılan yasada, 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanunun 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye'de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır. Ancak, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde, 2009 yılı 4. aydan, 2010 yılı 1. aya kadar sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalıştığı anlaşılmaktadır. Kurum'un, yaşlılık aylığı alan davacının çalıştığını bildiği ve sosyal güvenlik destek primi ödendği halde, anılan Yasal düzenlemeye dayanarak yaşlılık aylığını iptal ederek, ödenen aylıkları borç çıkarması, Medeni Kanunun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet ve hakkaniyete aykırıdır....

              UYAP Entegrasyonu