Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nden gelen yazılı cevapta davacının 28.09.2007 tarihinde davalı firma tarafından ...'ta yol yapım işinde çalıştırılmak için gönderildiği, yurt dışı borçlanmasının mevcut olduğu,bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında uyuşmazlık konusu dönemde hizmet akdine tabi çalışma olgusu kanıtlanmış olup ülkemiz ile ... arasında akdedilmiş sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmadığı gibi Kurumun işverenle topluluk sigortasına ilişkin sözleşme yapmadığı da belirgindir....

    Sigortalının ölümü ile birlikte sağ kalan hak sahibi aile bireyleri gelir kaybına uğrayacak bu nedenle sosyal güvenlik yönünden bir korumaya gereksinim duyacaklardır. İşte bu noktada ölüm sigortası ile risk altında olan hak sahiplerinin sosyal güvenlik hakları koruma altına alınmıştır. Ancak Sosyal güvenlik hakkının kullanımı yasa ile sınırlanmış ve belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Sigortalının ölümü ile birlikte sosyal güvenlik hakları koruma altına alınan hak sahiplerinin de ölüm sigortasından yararlanabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirli sınırlamalar getirilmiştir....

      Sigortalının ölümü ile birlikte sağ kalan hak sahibi aile bireyleri gelir kaybına uğrayacak bu nedenle sosyal güvenlik yönünden bir korumaya gereksinim duyacaklardır. İşte bu noktada ölüm sigortası ile risk altında olan hak sahiplerinin sosyal güvenlik hakları koruma altına alınmıştır. Ancak Sosyal güvenlik hakkının kullanımı yasa ile sınırlanmış ve belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Sigortalının ölümü ile birlikte sosyal güvenlik hakları koruma altına alınan hak sahiplerinin de ölüm sigortasından yararlanabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirli sınırlamalar getirilmiştir....

        Sigortalının ölümü ile birlikte sağ kalan hak sahibi aile bireyleri gelir kaybına uğrayacak bu nedenle sosyal güvenlik yönünden bir korumaya gereksinim duyacaklardır. İşte bu noktada ölüm sigortası ile risk altında olan hak sahiplerinin sosyal güvenlik hakları koruma altına alınmıştır. Ancak Sosyal güvenlik hakkının kullanımı yasa ile sınırlanmış ve belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Sigortalının ölümü ile birlikte sosyal güvenlik hakları koruma altına alınan hak sahiplerinin de ölüm sigortasından yararlanabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirli sınırlamalar getirilmiştir....

          Sigortalının ölümü ile birlikte sağ kalan hak sahibi aile bireyleri gelir kaybına uğrayacak bu nedenle sosyal güvenlik yönünden bir korumaya gereksinim duyacaklardır. İşte bu noktada ölüm sigortası ile risk altında olan hak sahiplerinin sosyal güvenlik hakları koruma altına alınmıştır. Ancak Sosyal güvenlik hakkının kullanımı yasa ile sınırlanmış ve belirli koşulların varlığına bağlanmıştır. Sigortalının ölümü ile birlikte sosyal güvenlik hakları koruma altına alınan hak sahiplerinin de ölüm sigortasından yararlanabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirli sınırlamalar getirilmiştir....

            Bir olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın nihayetinde 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması sonucu doğabileceği gibi, diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve olay da iş kazası ise Kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir. Bunun yanı sıra kamu hukuku alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa, Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir....

              Yapı AŞ. ile sözleşmesinin bulunduğu, ... Yapı AŞ. Işçilerinin ücretlerinin hakedişlerden kesilip ... AŞ.'ne verildiği, işçilerin ... AŞ. bordrolarından bildirildiğini beyan ettiği, SGK. Başkanlığınca olaya KKTC mevzuatı uygulanacağı, kazanın yabancı ülkede gerçekleştiği gerekçesiyle olayın 506 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince iş kazası sayılmadığı anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuatımıza göre; Kamu hukuku alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir....

                Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve olay da iş kazası ise, Kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir. Öte yandan, Kamu hukuku alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir....

                  Davalı şirket vekili; 14/10/2020 tarihli dilekçesi ile feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesinin özetle: "davanın feragat nedeni ile reddine..." karar verdiği görülmüştür. Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceğinden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HMK'nın 355.maddesi uyarınca, kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen istinaf nedeni yapılmasını gerektiren başkaca hususlar bulunmadığından, ileri sürülen istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Sosyal güvenlik hakkından HMK kapsamında feragat olanaksızdır. Sigortalılık hakkından feragat edilemez. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararından bu sonuç çıkarılmalıdır....

                  Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 24.834,09 TL maddi ve 14.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının % 14.2 olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davacı işçinin % 30, davalı asıl işveren Soli Gemi A.Ş.’nin % 20, davalı alt işveren Yurtsever Denizcilik Ltd....

                    UYAP Entegrasyonu