Bu artırmada, teklifin, 129. maddedeki hükümlere uyması şartıyla taşınmaz en çok artırana ihale olunur" düzenlemesine yer verilmiştir. Alıcı, ihale bedelini ödemediği takdirde, icra müdürünün İİK'nun 133/1. maddesi uyarınca ihale kararını kaldırdıktan sonra en yüksek teklifte bulunan ikinci kişinin de taşınmazı almaya razı olmaması halinde taşınmaz tamamlayıcı ihale ile hemen artırmaya çıkartılır. Bu süreçte İİK'nun 134. maddesi uyarınca açılan ihalenin feshi davasının sonucunun beklenmesi gerekmez. Zira, yasa koyucunun amacı ihale sürecinin biran evvel sonuçlandırılması olup, İİK'nun 133 ve 134. maddelerine göre ihalenin feshi koşulları ve doğurduğu sonuçlar da farklı olduğundan, ihalenin feshi davası, İİK'nun 133. maddesi gereğince belirtilen prosedürün işletilerek tamamlayıcı ihale yapılmasına engel olmaz....
Davalı ... vekili, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu ve bu şirket ile aralarındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, iş akdinin davalı şirket tarafından ihale süresinin sona ermesi nedeniyle sonlandırıldığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini; davalı şirket vekili ise, iş akdinin ihale süresinin sona ermesi nedeniyle sonlandırıldığını, davalı ... ile aralarında hizmet alım işinin üstlenilmesi dışında bir ilişkinin bulunmadığını, bu ilişkinin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının davalı belediyedeki işe iadesine karar verilirken işe iadenin mali sonuçlarından kimin sorumlu olduğu belirtilmeden hüküm kurulmuştur....
İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. " hükmü getirilmiştir. 2.Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır. 3. Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir. 4. Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re'sen değerlendirilir. 5....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasında düzenlenen Kira sözleşmesinin 20. maddesinde "...sözleşme konusu taşınmaz üzerinde ahşap oturma yeri ve iskeleyi yapanlar Hazineden herhangi bir hak ve tazminat talebinde bulunamayacaklarını iş bu sözleşmeyi imzalamakla kabul ve taahhüt etmiş olurlar" hükmü bulunduğunu, dava konusu taşınmazın ihale ile kiraya verildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 75.maddesi hükmü gereğince taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kira süresinin bitimi ile yasal olarak sona erdiğinin kabulü gerektiğini, bu durumda davacı kiracı, kira sözleşmesinin sona erdiği 28/04/2017 tarihinden sonra kiralananı tahliye ettiğinden sözleşmesinin 20. maddesi hükmü gereğince kiralanana yapılan ahşap oturma yeri ve iskele bedellerini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir....
Bu nedenle ihalenin feshi dava dosyasının dava dosyası içerisine alınmasından sonra, ihalenin feshi davası açıldığına dair müzekkerinin hangi icra görevlisine verildiği, bu yazıdan ve sonraki aşamalarda ihalenin feshi davasından hangi icra görevlisinin haberi olduğu tespit edilerek, icra görevlilerinin eğitim amacıyla seminerde bulunduğu tarihler ve görev iş dağılımı çizelgesine göre taraf olmayan icra görevlileri dahil ihale bedelinin nemalandırılmamasından hangi icra görevlisinin kusurlu olduğu ve kusur oranlarının ayrı ayrı ne olduğu konusunda yeni seçilecek uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, davalıların tazminat sorumluluğunun icra dairesinde çalıştıkları süre ile sınırlı tutulmak ve tazminat miktarı yukarıda açıklanan ilkelere göre belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı düşmüştür....
İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı madde ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre "tapu sicilindeki ilgililer" de hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikâyetinde bulunabilirler. Ancak tapu sicilindeki ilgililerden tapu sicil kaydında yazılı olan ve tapu sicil kaydının incelenmesi ile görülebilen kişiler anlaşılmalıdır....
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı belediye adına dönemin belediye başkanı ile davacı arasında 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi imzalandığı kiranın başlangıcının 18/06/2019 tarihi olduğu, davalı Belediye her ne kadar önceki belediye başkanı tarafından imzalanan kira sözleşmesinin belediye encümeni tarafından yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle, idari işlem ile kira sözleşmesinin feshine karar vererek davacının tahliyesine karar vermiş ise de; taraflar arasında TBK hükümleri gereğince kira sözleşmesi bulunduğundan, kira sözleşmesinin ne şekilde sona erdirileceğinin kanunda yazılı bulunduğu, idarenin tek taraflı işlemi ile kira sözleşmesinin feshine karar verilemeyeceği, davalı Belediye'nin kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia etmesi durumunda bunu açacağı kira sözleşmesinin feshi ve tahliyeye ilişkin davada ileri sürmesi gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, tazminata ilişkin davanın kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin davada ise karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün ,davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı 21.08.2014 tarihinde açtığı işbu davada; 19.11.2013 tarihinde yapılan Isparta Devlet Hastanesi Çay Ocağı ve Kantin Yeri Kiralama ihalesini kazandığını , 05.12.2013 tarihinde ihale gereğince davalı kurum ile aralarında kira sözleşmesi imzalandığını, buna müteakip çay ocağı ve kantinin işletme ruhsatını almak için Isparta Belediyesi'ne başvurduğunu ancak kiralanana gelen Zabıta ekiplerinin söz konusu yerin kaçak yapı olduğunu belirterek çay ocağı ve kantini mühürlemek istediklerini , girişimleri...
feshini ve yıkılan tesis nedeniyle uğradığı 150.000 YTL maddi tazminat ile 150.000 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir....
Dava, 2887 Sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca sözleşme süresinin sona ermesi ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 28.09.2001 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli olup otopark niteliğindeki taşınmazın kiraya verilmesine ilişkindir. Olaya uygulanacak olan 2886 sayılı Devle İhale Kanununun 75/3. maddesinde, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği öngörülmüştür. Buna ilişkin olarak kira sözleşmesinin 7. maddesinde; “Taraflardan her hangi birinin kira sözleşmesinin bitiminden en az üç ay önceden kira sözleşmesini uzatmayacağını beyan etmediği takdirde kira sözleşmesi uzayacaktır” hükmüne yer verilmiştir....