Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Katılma alacağına ilişkin talebin, mal rejiminin sona ermesi halinde görüleceği, rejim sona ermedikçe bu talebin incelenmesinin ve tasfiyeye gidilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında açılan boşanma davası sonucunda verilen hükmün henüz kesinleşmediği, mal rejiminin sona ermediği ve katılma alacağına ilişkin talebin boşanma kararı kesinleşmeden inceleme olanağı olmadığı hususları göz önüne alınarak, katılma alacağına ilişkin talebin tefrik edilip, boşanma davasının neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken katılma alacağının boşanma davasının fer'isi niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....

    Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM'nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ...'ün ölüm tarihine kadar (4721 sayılı TMK'nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK'nun 202.m). Toplanan deliller ve dosya kapsamından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz üzerindeki pay 01.01.2002 tarihinden sonra yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığına ve müteveffanın kişisel malıyla edinildiği ileri sürülmediğine (TMK'nun 222/son) göre,4721 sayılı TMK'nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacının satın alınan bu pay üzerinde katılma alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılması gerekir....

      "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi, değer artış payı alacağı, katılma alacağı ... (...) ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi, değer artış payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 30.11.2012 gün ve 397/864 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat... ve karşı taraftan davacı ... bizzat ve vekili Avukat ... geldiler....

        Barutçu vekili, evlilik birliği içerisinde tüm malların davalı adına kayıtlı olduğunu belirterek taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile evlilik birliği içinde edinilen malların ve tapuları davalı üzerine alınan taşınmazların yarı hisselerinin verilmesini talep etmiş, dava değeri bildirilmeden maktu peşin harç yatırılmıştır. 25.07.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davanın mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağı davası olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava yönünden, tasfiyeye konu edilen taşınmazın evlilik birliği içinde birleşen dosyada davacı erkeğin açtığı otel için satılıp harcandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur....

          Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa'nın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu mal, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 05.09.1997 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Davacı erkek muhasebeci olarak, davalı kadın ise satış temsilcisi olarak çalışmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 sayılı TMK 179 m)....

            Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL katkı payı alacağı ve 10.625,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 20.625,00 TL'nin karar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir....

              Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Dava konusu ... plakalı otomobil satış yoluyla 29.07.1998 tarihinde, ... plakalı otomobil 05.01.2004 tarihinde, 319 ada 468 parsel (1589 ada 2 p.) üzerindeki 29 nolu bağımsız bölüm 14.08.1974 tarihinde, 280 ada 106 parsel (531 ada 8 parsel) 04.09.1970 tarihinde, 5577 ada 5 parsel üzerindeki 3 nolu bölüm ise 01.05.2002 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, ... Bankasındaki mevduat hesabı ise cari hesap niteliğinde olup mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde açılmış mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar hesap hareketleri olmuştur....

                Rabiye'nin 2010 yılında vefat ettiğini belirterek murisleri nedeniyle hakettikleri fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla edinilmiş mallara katılma rejimi hükümlerince 1.000,00 TL katılma ve 1.000,00 TL değer artış payı alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 22.10.2014 tarihli harcını yatırdıkları dilekçe ile talep miktarını 115.182,00 TL katkı payı alacağı, 51.247.85 TL katılma alacağı olarak arttırmışlardır. Davalı-birleşen davada davacı ... vekili; birleşen davadan, muris Rabia adına evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz, mevduat, hisse senedi yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000,00 TL katkı payı alacağı ile edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile 1.000,00 TL katılma ve değer artış payı alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 22.10.2014 tarihli harcını yatırdıkları dilekçe ile talep miktarını katılma alacağı yönünden 76.084.00 TL ve katkı payı alacağı yönünden 4.700,00 TL’ye yükseltmiştir....

                  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 1- Dava dilekçesinde açıkça mal rejiminin tasfiyesi talep edilmediği, boşanma davasının ferisi olmadığından dilekçeler aşamasında sonradan talep edilemeyeceğinden mal rejimi ve katılma alacağı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2- İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili yasal süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusuz kalmasına karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir....

                  İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesine dayalı katılma alacağı ve değer artış payı alacağı isteğine ilişkindir. Eşler 03.02.1983 tarihinde evlenmişler, 27.07.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 26.05.2006 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Temyize konu dava 26.05.2014 tarihinde açılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için her hangi bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmemiştir. Bu durumda, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanmalıdır. Zira, TBK'nun 646.maddesine göre, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir. TBK'nun 146.maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir....

                    UYAP Entegrasyonu