Mahkememizce yapılan 08/09/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık ; 03/04/2019 tarihinde yapılan davalı şirketin 2018 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı yönetim kurulu faaliyet raporu 4 numaralı finansal tabloların tasdiki onaylanması ile davacının bilgi alma hakkı kapsamındaki taleplerinin reddine ilişkin kararın TTK 397/6 ile konsolide finansal tabloların sunulmamış olması nedeniyle TTK 514, TTK 515 ve TMS 27 md gereğince TTK 447 md ile butlanına (hükümsüzlüğüne) 5 numaralı yönetim kurulu üyelerinin ibrası, kararlarının TTK 397/6 delaletiyle TTK 447 gereğince butlanına (Hükümsüzlüğüne)karar verilmesi istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller ;10.12.2014 tarihli Genel Kurul Tutanağı ,Hazırun Listeleri,Genel Kurul Tutanakları ve Hazır Bulunanlar Listeleri (2013-2022), .......
Mahkememizce yapılan 08/09/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık ; 03/04/2019 tarihinde yapılan davalı şirketin 2018 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı yönetim kurulu faaliyet raporu 4 numaralı finansal tabloların tasdiki onaylanması ile davacının bilgi alma hakkı kapsamındaki taleplerinin reddine ilişkin kararın TTK 397/6 ile konsolide finansal tabloların sunulmamış olması nedeniyle TTK 514, TTK 515 ve TMS 27 md gereğince TTK 447 md ile butlanına (hükümsüzlüğüne) 5 numaralı yönetim kurulu üyelerinin ibrası, kararlarının TTK 397/6 delaletiyle TTK 447 gereğince butlanına (Hükümsüzlüğüne)karar verilmesi istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller ;10.12.2014 tarihli Genel Kurul Tutanağı ,Hazırun Listeleri,Genel Kurul Tutanakları ve Hazır Bulunanlar Listeleri (2013-2022), .......
Dava, TTK. 445. maddesi ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin 08/05/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3, 4 ve 5 nolu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Her ne kadar anılan genel kurul kararlarının iptali istenmiş ise de, mutlak bir hükümsüzlük nedeni olarak yokluk halinin, süreye tabi olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından ileri sürülebileceği ve mahkemeye sunulan olaylardan anlaşılmak koşulu ile mahkemece de resen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle dava konusu genel kurul kararlarının yoklukla malul olup olmadığı tartışılmalıdır.( Yargıtay 11. HD'nin 2014/4814E, 2015/3384K)....
Mahkemece davacı tarafından açılan 23/01/2011 tarihli genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile ... ..., ... ada, ..., ... ada ... ve ..., ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ..., parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kat malikleri kurulu toplantısı sonucu alınan 23/01/2011 tarihli genel kurul kararlarının 6 ve 7. maddelerinin yoklukla malul olduğu ile bu maddelerin baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine, davacı tarafın 23/01/2011 tarihli genel kurulda alınan kararların tümden iptali talebinin ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada ki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafça iptali istenilen toplantının olağan kat malikleri kurulu toplantısı olup davacı tarafça 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 33. maddesinde öngörülen 1 ve 6 aylık hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır....
Hâkim butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını her olayda re’sen ve ahval ve şartların heyeti umumiyesini göz önünde tutarak serbestçe takdir edecektir (Moroğlu, Erdoğan: Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2017, s. 194). Oysa yokluk durumunda, ortada şekli bakımdan dahi bir genel kurul kararı bulunmadığından bunun yokluğunun tespit edilmesinin istenmesi hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemeyecektir (Moroğlu, s. 37). Yokluğun bir hukukî işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları “genel kurul” ve “karar”dır....
Hâkim butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını her olayda re’sen ve ahval ve şartların heyeti umumiyesini göz önünde tutarak serbestçe takdir edecektir (Moroğlu, Erdoğan: Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2017, s. 194). Oysa yokluk durumunda, ortada şekli bakımdan dahi bir genel kurul kararı bulunmadığından bunun yokluğunun tespit edilmesinin istenmesi hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemeyecektir (Moroğlu, s. 37). Yokluğun bir hukukî işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları “genel kurul” ve “karar”dır....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin genel kurulun geçerli ve yasaya uygun olduğuna karar verdikten sonra, genel kurul kararlarını yok sayarak, genel kurula aykırı bir şekilde davacıların tazminat taleplerini kabul ettiğini, yani genel kurul kararlarının iptaline karar vermeden iptal edilmiş gibi hüküm tesis ettiğini, mahkemenin genel kurulda alınan şerefiye bedellerine ilişkin kararı yok sayıp kendisinin şerefiye bedeli belirlediğini, mahkemenin sadece genel kurul kararlarının yasaya uygun olup olmadığını tespit etme, uygun değilse kararları iptal etme yetkisi bulunduğunu, genel kurulun yetkisinde olan bir konuda karar veremeyeceğini, üyelerin, belirlenen şerefiye bedeline, rapor kendilerine tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde itiraz etmeleri gerektiğini, itiraz etmedikleri takdirde itiraz haklarının kesin olarak düşeceğini, mahkemece davacıların 17.11.2013 ve 06.04.2014 tarihli genel kurul kararlarının...
kurul kararlarının hükümsüzlüğünün/geçersizliğinin/yok olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
TTK m.446 gereği çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiası ile genel kurul kararlarının alınmasında etkili olduğunu ileri süren ortakların iptat davası açabileceklerinin düzenlendiği, doktrinde ve Yüksek Mahkeme kararlarının usulsüz çağrının iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu ve usulsüz çağrı nedeniyle toplantıya katılamayan pay sahibinin alınan kararların TTK m.445 'deki iptal sebepleri olan “kanun veva esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı " olduğunu ve genel kurul kararlarının alınmasına etkili olduğunu ispat yükümlülüğü bulunduğu yönünde olduğu, davacının davalı şirkette 76 adet esas sermaye payının bulunduğu, davacının pay oranı yönünden m.446 'da aranan genel kurul kararlarının alınmasında etkili olma koşulunu taşımadığı, 4. TTK m 445 'te iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılabileceğinin düzenlendiği, genel kurul toplantısının 27.05.2021 tarihinde icra edildiği, dava tarihinin 26.08.2021 olduğu, 5....
Sonuç itibariyle, dava konusu genel kurul kararlarının yokluğunu ya da butlanını gerektirecek herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden ve dava dilekçesi incelendiğinde, Davacı vekilinin genel kurul kararlarının iptalini talep etmediğinden talep ile bağlılık ilkesi çerçevesinde genel kurul kararlarının iptal koşulları incelenmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....