Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A/1- Karşı davada boşanma hükmü, boşanma davası yönünden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile erkeğin tazminat taleplerinin reddi istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden, kesinleşen bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, A/2- Davalı - karşı davacı kadının asıl davada gerekçe, her iki davada kusur belirlemesi ile yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatların miktarına, ziynet eşyalarının iadesi davasına ilişkin istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1- b-2 maddesi gereğince KABULÜNE, gerekçenin - kusurun yukarıda gösterildiği şekilde DÜZELTİLMESİNE, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının karşı dava yönünden 3. bendinin yoksulluk nafakasına ilişkin kısmının, davalı - karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin 2. bendinin, ziynet eşyalarının iadesi davasının reddine ilişkin 4. bendinin, ziynet eşyalarının iadesi davasında harca ilişkin 5/b ve vekalet ücretine ilişkin...

Bunun sonucu olarak, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, ya da evde kaldığını kadının ispatlaması gerekir. Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı, kişisel harcamalar vs.) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Buna göre somut olayda; davacı dava konusu ziynetlerin 350 gr....

Davacı kadının tanıklarının, kadının talep ettiği ziynet eşyasının cins, ayar ve gramına dair net beyanlarının olmadığı ancak bir kısım ziynet eşyasının araç alımı nedeniyle bozdurulduğunu beyan ettikleri, aynı şekilde erkeğin tanığı Nuri'nin de durumu teyit ettiği, erkeğin zaten eşyanın miktarına açıkça itiraz etmediği ancak akıbeti konusunda beyanda bulunduğu, esasında kadının daha fazla ziynet eşyası talep edebilecekken sadece cüzi miktarda eşya talep etmiş olmasının dahi talebinin haklı olduğuna delalet ettiği, dava zaten ispat edilmiş iken erkeğe res'en yemin teklifinin de yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından da davanın reddine karar verildiği, esasında kocanın ziynet eşyasının, cins, miktar, ayar ve gramına açıkça itiraz etmemiş olması ve araç alımı için talep edilen miktar kadar bir paranın kadın tarafından kendisine verildiğini kabul etmiş olması ve bozdurma eylemi vaki olduğunda ve erkeğin uhdesine geçen bir bedel bulunduğunda; tabidir ki bunun diğer alacak kalemleri...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Eşyasının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; reddedilen ziynet ve para alacağı yününden, davalı koca tarafından ise; tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 492 sayılı Harçlar Kanununda ve bu kanuna ekli "Yargı Harçları" başlıkh (1) sayılı tarifede, 4.6.2008 Tarihinde kabul edilen 5766 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince; harca tabi davalarda kanunun yürürlüğe girdiği 6.6.2008 tarihinden sonra yapılan temyiz başvurularından: Temyiz başvuru harcının ve kararda gösterilen ilam harcının dörtte birinin (maktu harca labi davalarda maktu harcın tamamı) temyiz peşin harcı olarak alınması (1 sayılı tarife III/e bendi) zorunludur....

    kaldığını, bileziklerin, çeyreklerin, kolye ve paraların müvekkiline verilmediğini, ziynet eşyaların kadına ait olmasına rağmen davalı tarafın vermeye yanaşmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi olmadığı takdirde hesaplanacak bedelin davalıdan tahsiline, hem müvekkilinin alacak haklarının hemde iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması bakımından, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullere ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir....

    ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Uyuşmazlık; boşanma ile birlikte açılmış, tazminat ve ziynet eşyasının iadesi talebine ilişkin olup; 2.Hukuk Dairesinin bozma kararına uygun karar verilmiştir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 20.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

      "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I İlgisi nedeniyle incelenmesi gereken; ... 5. Aile Mahkemesinin 2013/989 E. 2014/403 K. sayılı taraflar arasındaki boşanma dosyası aslının dosya içerisine konularak temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

        Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesi ile davalının 2006 tarihinde evlendiklerini, aralarında görülen boşanma davasında da açıklandığı üzere davacının 3.2.2007 tarihinde ortak konuttan atıldığını, karakola giderek şikayette bulunduğunu, polislerle döndüğünde davalının hakaret ve şiddet girişimleriyle karşılaştığından polis nezaretinde evden ayrıldığını, evden çıkarken ziynet eşyalarını istemesine karşın davalının vermeyeceğini beyan ettiğini, bir hafta sonra tekrar döndüğünde ise eşyaların taşınmış ve evin boşaltılmış olduğunu gördüğünü bu şekilde kendisine düğünde takılan ziynet ve ev eşyalarını alamadığını belirterek, dava dilekçesinde dökümü yapılan ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bedeli olan 1.000 TL’nin tahsilini talep etmiştir....

          Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağana ters düşer. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır. Somut olayda; davacı boşanma davasından önce evi terk etmek zorunda kaldığını, dava konusu edilen ziynet eşyasını davalıdan alamadığını ileri sürmüş, ancak bunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır....

            "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Eşyasının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya içerisinde bulunan davalı vekili Av. ...'e ait vekaletname genel vekaletname olup boşanma davası ile ilgili özel yetkiyi içermemektedir. Boşanma davası açmak ve açılan davayı takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Bu bakımdan vekaletnamede bu hususta özel yetkiyi gerektirir....

              UYAP Entegrasyonu