Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası, davacının 06.03.2008 - 15.06.2008 tarihleri arasında fiilen tekstil işçisi olarak çalıştığı kanaatine varılarak, 66 günlük sigortalı çalışmasının iptali işlemi ile 01.10.2007 - 23.02.2014 tarihleri arası için 57.397,07 TL yaşlılık aylığının borç kaydedilmesi işleminin hukuka uyarlı olmadığı, Kurum işleminin iptali gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, dosya kapsamına göre, davacının iptal edilen sigortalılığının, dava dışı ... Tem. Hiz. ve Depo İşl. Tic....

    SONUÇ : Hükmün 1 no'lu bendinin son satırının son cümlesinden sonra gelmek üzere "..,aksi kurum işleminin iptali ile davacının, yurtdışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanabileceğinin tespitine" sözlerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

      İş Mahkemesi Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

        "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, Kurum işleminin iptali ve birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece, Kurum işleminin iptali davası yönünden verilen davanın reddi kararı dosya kapsamına göre, usul ve yasaya uygun görülmüştür. Birleşen dava olan itirazın iptali davası yönünden verilen red kararı açısından ise, mahkemece, icra takibinin borçlunun ikametgahı olan icra dairesinde açılması gerektiği kabul edilerek N... İcra Dairesi'nin yetkisiz olduğu ve bu nedenle icra takibinin usulüne uygun olmaması gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir....

          İş Mahkemesi Dava, Kurum işleminin iptali ile alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11....

            Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aylığı kesen kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

              Dava konusu olayda, davacının 6.11.2003 tarihinden itibaren kendi adına ve hesabına çalıştığına dair her hangi bir delil bulunmadığından davacının emekli maaşından davalı kurum tarafından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin davalıdan tahsiline, Kurum işleminin iptaline karar verilmesi yerinde ise de; davacının talebinin davalı kurum tarafından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin davalıdan tahsili ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olduğu halde, mahkemece talebin dışına çıkılarak yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır....

                Dava konusu olayda, davacının 6.11.2003 tarihinden itibaren kendi adına ve hesabına çalıştığına dair her hangi bir delil bulunmadığından davacının emekli maaşından davalı kurum tarafından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin davalıdan tahsiline, Kurum işleminin iptaline karar verilmesi yerinde ise de; davacının talebinin davalı kurum tarafından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin davalıdan tahsili ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olduğu halde, mahkemece talebin dışına çıkılarak yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır....

                  "İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı Kurum işleminin iptali ile aylığın, kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir....

                    Mahkemece; Kurum işleminin iptali ile davacının 31.12.1987 – 06.08.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ve davacıya 01.07.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Somut olayda; mahkemece Kurum işleminin iptali ve davacıya aylık bağlanmasına ilişkin karar yerinde ise de davacı vekilinin bir kısım talepleri hakkında karar verilmesinden vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında dava kısmen kabul edildiği halde davalı Kurum lehine vekalet ücreti taktir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’un 438/7 . maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır....

                      UYAP Entegrasyonu