Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

-TL tazminatın, el atma tarihinden kararın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz, kararın kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, HMK 107/1- 2 maddesi gereği davanın tahsil talepli belirsiz alacak davası olarak görülerek, el atma tarihinden itibaren, dava tarihine kadar davalının haksız işgal ettiği taşınmaz kısmı için 100,00.-TL. ecrimisil bedelinin, ecrimisil hesaplanan yıllık devreler halinde ve her yıl için yıl sonu itibariyle ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; "Tüm dosya kapsamı, bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde; dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı taşınmaz bedelinin ve ecrimisil bedelinin tahsili davasıdır. Kamulaştırmasız el koyma davasının temeli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararıdır....

Mahkemece, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, tespit ve tescil davasının ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, konusuz kalan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....

    Ancak; 1- Kamulaştırmasız el atma davası devam ederken davalı idarece; ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/643 Esasına kayıtlı dosyası ile, dava konusu Kooperatif mahallesi 311 ada 594 parsel sayılı taşınmaz için 07/08/2015 tarihinde kamulaştırma bedel tespit tescil davası açılmış; 2015/643 Esas-2016/792 Karar, 10/11/2016 tarihli mahkeme kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir taşınmazla ilgili kamulaştırmasız el atma davası devam ederken kamulaştırma bedel tespit tescil davası açılması halinde, aslolan kamulaştırma davası olup, bedel tespit ve tescil yönünden inceleme yapılıp davaya devam edilmesi, kamulaştırmasız el atma davasında ise bedel tespit tescil davasının bekletici mesele sayılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir....

      "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın 471,66 m² iken 1985 yılında yapılan imar düzenlemesi ile 66,66 m²'sinin DOP'a, 200 m²'sinin 3287 ada 4 parsele, 205 m²'sinin kamulaştırmaya ayrıldığını, kamulaştırmaya ayrılan 205 m² ye davalı ... tarafından fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedeli ve ecrimisil bedelinin tahsilini istemiştir....

        Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda (kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisilin toplamı üzerinden) nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; a)5 no'lu bendindeki (kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası yönünden) kelimelerinin hükümden çıkarılmasına, aynı bentteki (1.500,00) rakamlarının hükümden çıkarılarak, yerine (7.162,79 ) rakamlarının yazılmasına, b)6 no' lu bendindeki cümlenin tamamen hükümden çıkarılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

          Davacı vekili her nekadar fiili el atma olduğu gerekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş ise de, keşif sonucu alınan raporlar ve gözleme göre dava konusu taşınmaza idare tarafından yapılmış bir el atmanın olmadığı, maliki olan gerçek kişiler tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı görülmüştür ancak, kamulaştırmasız el atma davasında Kamulaştırma Kanununda yapılan değişiklik de dikkate alındığında dava konusu taşınmazın imar planındaki kısıtlalamalardan kaynaklanan hukiki el atmalar ile diğer hukuki el atmaların da adli yargının görev alanında bulunduğu yasal mevzuat ve uyuşmazlık mahkemesinin pek çok kararında belirtilmiştir. (Uyumazlık Mah. 2019/262 esas, 2019/340 karar) Açıklanan bu nedenlerle, uyuşmazlık konusunun idari yargının konusuna girmesi sebebiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararın yerinde olmadığı görülmektedir....

          İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf sebepleri: 1- Davacı tarafından müvekkil kuruma karşı daha önce kamulaştırmasız el atma davası açmış olup, tapu kaydına 31/b şerhinin anılan davaya istinaden konulduğunu, kamulaştırmasız el atma davasının amaç ve sonuç itibariyle kamulaştırma davasıyla aynı nitelikte olduğunu, yasanın bu maddesinin kamulaştırmasız el atma davalarında da uygulanabileceğini, 2- Kamulaştırmasız el atma davalarında kurum lehine hükmedilen irtifak hakkının tescilinin davacıların taşınmaz mülkiyetini devri sebebiyle yapılamadığını, 4- Kamulaştırmasız el atma davalarında sundukları cevap dilekçelerinde "davalıdır" beyanı konulmasını talep etmelerine rağmen mahkemelerce bu taleplerinin dikkate alınmadığını, bunun yanında mahkeme kararlarının tapu müdürlüğüne ivedi bir şekilde gönderilmemesi veya gönderilse dahi tapu müdürlüğünün işlem yapmaması sebebiyle satış yapılması sonucunda tescil işlemlerinin yapılamadığını, 5- Yeni malikler aynı taşınmaz ve ENH hattı için...

          Dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak, el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs) ile dava konusu taşınmaz ve çevresine ait 04.11.1983 tarihinden öncesini ve bu tarihten sonrasını gösterir şekilde hava fotoğrafları getirtilip, hava fotoğrafları ile ölçekli kroki çakıştırılmak suretiyle el atma tarihinin kesin olarak tespit edilerek; El atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğunun tespiti halinde el atma tarihi itibariyle, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra olduğunun tespiti halinde ise dava tarihi itibariyle, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde bulunup bulunmadığı araştırılarak, plan içinde değilse belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadığının, özellikle etrafının...

            Bu itibarla ıslah edilen kısım yönünden de dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de usul ve yasaya uygun olmuştur. e-Yine kamulaştırmasız el atma nedeni ile açılan tazminat ve tescil davalarında; el atma tarihinin 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında olması halinde maktu, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra olması halinde ise nispi vekalet ücreti ve nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden nispi vekalet ücreti ve nispi harca hükmedilmesi doğrudur....

            TL/m2 olarak ve davacının hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, taşınmazın bulunan m2 değerinin ve tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu, konum itibarı ile uyumlu olduğu, ecri misil yönünden de, bilirkişi kurul raporunda, emsal otopark kira gelirine göre, kıyaslama yapılıp, ecri misil miktarının tespitinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince bu rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin yerinde olduğu, davalı belediyenin tazminat sorumluluğunda da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusunun kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin dava tarihi itibarı ile yapılıp, faize de dava tarihi itibarı ile hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kamulaştırmasız el atma tazminatına ve ecri misil hesabına ilişkin hükme esas teşkil eden 03.04.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu, denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından, HMK' nın 355.maddesi uyarınca, davalı...

            UYAP Entegrasyonu